bir insan uyanır mı her sabah
baş ucunda bi' dumanla?
olur olmadık her düşüncenin içinde
bulur mu kendini?
boğulurcasına kapatır mı gözlerini?
zifirin içinde
nefes almaya çalıştıkça,
kaybolur mu oracıkta?
insan nasıl yaşar,
ruhunda korkunç bi' ur varken?
lakin yine de çırpınır!
şurimşinesinin yanında
daha fazla kalabilmek adına
deli gibi çırpınır!
kalbinin kanatlarını özgür bırakabilmek için
sımsıkı tutunur onun kollarına...
-Elinora YORU
Gömülen her bir yara,
Gizde ve de her yerde.
Gidilen her yer,
Geride kalmış serince.
Durmaksızın varılan
Her köşe,
Küf içinde.
Bazen de birikir içimde
Dolup taşan zehir gibi
İki damla kan
Pençeleyecek beni.
O vakit tutamam kendimi
Başlarım feryatlarla
Kan akmaya.
Bu dünyevi zevklerden yoksun hayatımdan,
Göçüyor muyum bir baksana...
-Elinora YORU
Gökyüzü almış soğukluğunu
Yangın mavisinden.
Kısarsan gözlerini,
Göreceksin beni
Sisin içinde,
Kavrulmuş kağıt parçaları ile
Geleceğim nahifçe.
Bir deli akşamüstü
Belireceğim ben.
Ben ve başımüstü duman.
Sarılacağız birbirimize,
Kopmamak üzere,
Sımsıkı öylece...
Bir deli akşamüstü
Ağlayıp duracağız!
Yangın mavileri içinde,
Biz ve gözlerimizle...
Tutunup bir kıyı sahiline,
Sarılacağız riyakârsızlık içinde!
-Elinora YORU
Zaman geçmek üzere
Sekize varmadan beş önce...
Giyinip çıkacaksın ya evinden
Kapıda bekler seni hüzünler.
Bir de bakmışsın ki o gelmiş
Daima olmasını isteyip, kovalayıp durduğun
Mutluluk.
Bir de bakmışsın ki o yok
Utandırdın işte, bakmayacaktın.
Bekleme gelmeyecek!
Zindan kuytularında arınırken,
Bekleyecek gözlerini çevirmeni.
Bir bakma yoksa gidecek!
Ne de olsa o,
Bir varken iki yokmuş...
-Elinora YORU