Kitaba "eh işte, eğlendik mi eğlendik" dışında yapabileceğim tek yorumdan bahsetmek istiyorum...
...
Spoiler*
...
...
...
...
...
...
...
...
Kitabın bir noktasından sonra başrolümüz Hazel'ın, kendini sadece "çatlak kadın" oluşuyla tanımlayışı çok fazla vurgulanıyor. Gerçekten baydım. Kendini sadece bunun üzerinden tanımlaması normal mi gerçekten?
Demek uçuk kaçıksın, sakarsın, yemek yaparken evi yakma ihtimalin var (overrated), dağınıksın (yetişkin bir insanın bu kadar dağınık olması bence anormal), patavatsızsın...Vay be sen biraz çılgınsın galiba!
Hele bir de özgüveniyle gurur duyduğundan bahsediyor bir kısımda bu hanım kızımız ama ne hikmetse, o çok gurur duyduğu özgüveni ve kişiliği, karşısında herhangi bir karşı cins olduğunda kayıplara karışıyor. Çok daha derinlikli bir karakteri olabilirdi ama yazar, iki boyutlu bir kartonla yoluna devam etmeyi tercih etmiş.
Bir iki cümleyle bile biraz daha kotarılabilirdi ya. Birçok hayvan sahiplenmesini, aslında sorumluluk sahibi olmasıyla vurgulayabilirdi. İlkokul öğretmeni oluşunu ve çocuklarla arasındaki iletişimi de aile kurmaya duyduğu özlem için kullanabilirdi. Kızın içsel çatışmaları sadece "ben deliyim, Josh bana uyum sağlayamaz"dan ibaretti ve Josh bile daha fazla iç çatışma yaşadı. Gerçekten çok üzgünüm ama bu kadar sığ olmasını beklemiyordum. Ve bu sinir oluşumun sebebi de kitabın başlarında gerçekten keyif almamdan kaynaklı. Tamamen, "daha iyi olabilirdi, neden ya?!" acısı benimki.