Moskova’da Timiryazevka’da (Timiriazev Enstitüsü) okurken Vasili Kuzmiç adında bir Rus arkadaşım vardı,bilim adamıydı,Kuzey Kutbu’nu inceliyordu ve o yüzden sık sık Kuzey Kutbu’ndaki bilim adamlarının düzenlediği çeşitli keşif ve inceleme gezisine katılıp,onlarla birlikte oraları dolaşıyordu.
Siz de iyi biliyorsunuz ki Kuzey’de keşif gezisi,köpeklerin çektiği kızaklarla yapılır.
Her kızağın köpeklerinin bir önderi vardır.Önderin önder olabilmesi için bir kaç dövüşe girmesi lazımdır,bazen bu dövüş ölüm-kalım meselesi olabilir.
Gezilerden birinde Vasili Kuzmiç’in kızağına Buran adında bir köpek öncülük ediyordu.
Buran,genç,siyah tüylü,böğrü beyaz ve göğsü geniş bir köpekti.Vasili,Buran’ı özel olarak severdi.Köpek insan dili bilmez ama Buran,Vasili’ye her şeyi anlatabiliyordu.
İnceleme gezisinin rotası Kutba yaklaştıkça,don daha çok artıyordu.Her gece bir yada iki köpek soğuktan ölüyordu.
Sabah ölü köpeği kızaktan çıkartıyor,başka köpekle değiştiriyor,ölüyü oracıkta bırakıyorlardı.
Don,gittikçe daha da yoğunlaşıyor,artıyordu,ölen köpeklerin sayısı artıyordu.
Bir gece soğuk hava dayanılmaz hale geldiğinde Vasili Kuzmiç,Buran da donmasın diye endişenlendi,korktu.Önder köpeği zincirden aldı,çadıra götürdü ve iple direğe bağladı onu.Soğuk havadan ve gün boyu devam etmiş olan yolculuktan yorgun düşmüş köpek, hemen uyudu.
Vasili uyandığında direğin dibinde sallanan ip parçasına takıldı gözü.Buran gece ipi kemirmiş ve kaçmıştı.
Vasili Kuzmiç dışarı fırladı,bir baktı Buran yine kendi yerinde yatıyor,önderin yerinde,kızağın başında adama bakmıyordu bile,ona küsmüş.Diğer köpekler de kendi yerlerinde kar üstünde ikişer ikişer yatıyorlar.
İşte o zaman Vasili Kuzmiç ağlamaya başlamış.Buran’ın karşısında suçlu olduğunu anlamış,önder köpek çadırda geceleseydi ertesi gün köpekler onu