Bir eğitimci olarak okumak istediğim merak ettiğim kitaplardan biriydi. Öncelikle yazar John Taylor Gatto, kendisi de bir öğretmen. 90' li yıllarda Amerika'nın eğitim sisteminde görmüş ve yaşamış oldugu eksikliklere eleştirel bir bakış açısıyla yazılmış bir kitap. Genel olarak okul kurumunun kendisine karşı olduğunu okulların çocukların yaratıcılıklarını ve farklı yönlerini körelttiğini bunun yerine uyum sağlayan bireyler yetiştirmeyi hedeflediğini ve eğitimin okuldan ziyade evde ailede ve hayatın kendisi içerisinde öğrenilebileceğini savunuyor. Yazar dönemini eleştirirken öğrencilerin en büyük iki sorununu okul ve televizyon olarak belirtmiş. Günümüz şartlarında artık televizyon değil tabi ki internet diyebiliriz. Okulu öğrencileri oyalamak için oluşturulan bir kurum olarak görüyor. Hatta evlerinde bile onların peşini bırakmadığını ev ödevleri yoluyla öğrencileri denetim altında tutulmaya çalışıldığını belirtiyor. Gatto kurum olarak sadece okula değil diğer kurumlara da karşı yani bu grupları sosyal ağ olarak tanımlıyor ve onların topluluk olmadığını ve bu sosyal ağlardaki insanların ilişkilerinin de yapmacık olduğunu belirtiyor. Kendi fikirime gelecek olursak sistemin evet pek çok yanlışı bulunuyor. Ama öğrencilerin okul olmadan sadece aile ortamında kendileri bilgiyi öğrenebileceklerini düşünmüyorum. Taylor' a göre çocuklar okuldan ve ödevler yüzünden aileleri ile vakit geçiremiyorlar. Ben bu duruma da katılmıyorum. Evet tabi ki yorucu sınavlarla çocuklar bunaltılıyor. Sistem yanlış. Ama okul olmasa ödevler olmasa aileler çocukları ile vakit geçirip onları eğitmeye gönüllü mü ? Sorusu karşımıza çıkıyor. Zira bir pandemi dönemi yaşıyoruz ve okulların kapatıldığı ve online eğitime geçildiği bir süreç yaşadık ve bu süreçte pek çok veli çocukların evde olmalarından
Ailenin ve topluluğun mantığı, bir ana fikir etrafında çeşitliliğe alan yaratmak olduğu için kurumlar en çok hasarı insanların kişisel etkinliklerine büyük müdahalelerde bulunduklarında verir