Ama benim bahtım, Yûsuf güzelliğine bakıp da kendi güzelliğini görmediğinden. Bahtım, kendisine bakarken, kalbinin tabakalarını teker teker aşıp da o en derindeki noktaya inebilen, kendi güzelliğini aşıp da o güzelliğin kaynağını gören, kendi güzelliğini geçip de güzelliğin merkezine yürüyen, sûreti aşıp da asla yönelen, asılların da üzerindeki aslı bilen Yûsuf’u gördüğümden.
Aşk kaderidir insanın, alnında yazısıdır, gönülde sızısıdır. Ve yoksa eğer ki yazmamışsa kudret kalemi ile Katip onu alnına, beyhudedir uğraşmak. Yazılmamışı yazmaya çalışmak ne boş iş. Veyl olsun...
İnsan bir kez ağlamaya görsün; ne kadar hüznü varsa sinesinde, ne derdi varsa daha evvel ağlayamadığı hepsi bir olur da yaş diye düşer göz bebeklerine.