Kalabalık şehirde, dost, aile kalabalığı arasında olduğu halde; ne deniz dibinde, ne de yeryüzünde benzeri olmayan korkunç yalnızlığı içinde Ivan ilyic son zamanlarda yüzünü kanepenin arkaligina çeviriyor, ancak geçmişin hayaliyle yaşıyordu.
Bazı dakikalar, geçirdiği acı buhranlarindan sonra -kendi kendine bile açıklamaktan çekindiği halde- hasta bı çocuğa acidiklari gibi, ona da acimalarini istiyordu... Çocuklar gibi sevilip avutulmayi, birisinin başında ağlamasını istiyordu.