Mutluyken de, sefilken de kaygılanmak için nedenlerimiz olacaktır, yaşam meşguliyetlerle geçip gidecektir. Daima dua edip inziva dileyecek, ama asla onu yaşayamayacağız.
En büyük lütuflar kaygıyla doludur ve talih, en iyi olduğu zaman bile güvenilmezdir. Mutluluğu korumak için başka bir mutluluğa ihtiyaç vardır ve duaların yerine gelmesi için de dua edilmeli. Şansla gelen hiç bir şey kalıcı değildir, ne kadar yükseğe çıkılırsa, düşme olasılığı da o kadar artar. İleride bitecek olan şeyler kimseyi mutlu etmez, dolayısıyla kazanmak için çok çalıştıkları şeyleri korumak uğruna daha da çok çalışmak zorunda olan insanların yaşamının sadece en kısa değil, en sefil yaşam olması kaçınılmazdır. İstediklerini zahmetle kazanır, kazandıklarını da kaygıyla ellerinde tutarlar. Bu arada asla kaybettikleri zamanı geri alma fırsatları olmaz. Meşgul oldukları eski işlerinin yerini yenileri alır, umut umudu, hırs da hırsı uyandırır.