📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Huzursuzluğumuzu mistik bir temele dayandırma arzumuz, bizi asıl rahatsız eden şeyin ne olduğunu anlatmakta zorlanmamızdan kaynaklanır. İşin gerçeği, içinde bulunduğumuz ortamın bizde yarattığı duygulardan hiçbiri aklın sınırlarını aşan, akıl yoluyla kavranama yacak duygular değildir. Buna karşın, mistisizme başvururuz çünkü içimizdeki huzursuzluğun din üstyapısı içinde daha bir elle tutulur olacağını düşünürüz.
Fakat bu huzursuzluğun nedeni hiç de öyle gizemli, anlaşılmaz değildir. Huzursuzluğumuzun temelinde yalnızca empati eksikliği vardır; bir de, tasarımlarını yaparken insan aklının tuhaf işleyişini hesaba katmayan, kimliğimizin labirentlerine dalmak yerine, kim olduğumuza ilişkin bütün soruları basit yanıtlarla geçiştirmeye çalışan mimarlar.
Kendi yetersizliklerimizi telafi edecek yapılar, örneğin katedraller, gökdelenler, hangarlar, tüneller, kuleler etkiler bizi. Yürüyerek asla kat edemeyeceğimiz mesafeleri kolayca aşabilen, açık alanda gücüne asla karşı duramayacağımız fırtınalardan bizi koruyan, kulağımızla duyamayacağımız sinyalleri alabilen, iki dik yamacı birleştirerek bizi aşağı düşüp ölmekten kurtaran şeyler karşısında duygulanırız.
Belki de en sıkıntılı, sorunlu dönemlerimizde güzel nesnelerden daha fazla etkileniyoruz. Böyle zamanlarda mimari yapıları ve sanat yapıtlarını farklı bir gözle görmeye başlıyoruz çünkü onların yansıttığı ideal özelliklere daha fazla açlık duyuyoruz.