“Kadın kitap gibidir ufaklık, öyle sade sonunu okuyarak bütün kitabı anlayamazsın. Zaten kadınlarla erkeklerin bir arada olma ihtimali anca romanlarda olur.”
Kitabı beğendim desem diğer polisiye kitaplara günah. Beğenmedim desem o da değil. Çok ortada bıraktı. Beğendiğim yerleri konusu ve olay örgüsü oldu. Beğenmediğim yerleri ise anlatış tarzı okurken yordu. Fazla fazla detaylar ve hep aynı vurgular. Eh en azından benim için katili tahmin etmek zor olmadı. Karaktere gelirsek; Jack bir türlü bana geçmedi. Dedektif olduğuna emin miyiz? Anna’yı da yanlışa yanlış demediği için hiç sevmedim. Eh diğerleri zaten malum. Anna’nın annesi ise düşündüğümden daha fazlası çıktı. Hiç kızına benzemiyor. Konusu; Anna’nın spikerliği bırakıp muhabirliğe geçtiği gün, doğup büyüdüğü kasabada cinayet işlenir. Kasabaya muhabir olarak gider ve eski eşi Jack de dedektif olarak burada görev alır. Bir şekilde olaylar ikisinin etrafında dönmeye başlar. Sonrası malum..