"Dürüst insanlar niye sürekli gözlerden ıraklar da, kötüler hep varlık içinde? Böylesi fikirlerin fena, Hıristiyanlığa ters olduğundan haberdarım. Fakat gerçeklerden söz edelim şimdi: Neden bir kızın, daha mutlu bir yaşamı olacağı alnına yazılıyor da, diğer bir kız ise çocuk bakımevinde doğuyor?"
Hatıralarımın o kadar büyük bir cazibesi var ki, bazen saatlerce kapılıp gidiyor, yaşadığımı bile aklımdan çıkarıyorum. Bu zamanlardaki hayatımda tüm kederli ve sevinçli anlar, geçmiş günlerimin, hele o bahtiyar çocukluğumun anılarına hayat veriyor. Fakat böylesi anlar bende sürekli bir rahatsızlığa yol açıyor. Bedenim arıklaşıp, düşlerimden bitap düşüyorum...
Kitap da nedir ki? İnsanları konu edinen bir alay zırva! Romanlar da zırvadır, güçsüzlerin okuması için kaleme alınmış paçavralardır... Söylediklerime inanın, tecrübelerimdir bunları bana söyleten. Durmaksızın Shakespeare adlı birini konuşacaklardır sizinle. Haberiniz var mı, edebiyatta Shakespeare şudur budur, diye kafanızı ütükeyeceklerdir. Shakespeare da zırva, dahası komikliği meydanda olan bir zırva...