Ana karakterin mızmızlanmaları giderek artan bir ilgiyle izlerken, babamın benzer söylenmelerini anımsıyorum. Tıpkı tiyatro kahramanı gibi, o da seçtiği hayatla barışık değildi. Babam da bir işe, bir eve, bir eşe ve çocuklara sahip olmanın altından kalkamamıştı. Sanırım erkeklerin çoğu bir aileleri olduğunu anlamıyor. Onların çilesi bir kadına aşık olmakla başlıyor. Bu çile onlara aynı zamanda keyif ve tatmin de sunduğu için, onu bir yere kadar anlayabiliyorlar. Daha sonra da aşık oldukları o kadınla evleniyorlar. Tümüyle sorunsuz olmasa da bunu da anlamayı başarıyor erkekler. Derken, kadının iki ya da daha fazla çocuğu oluyor. Erkekler artık bu süreci kavrayamıyor. Çünkü artık bir masanın çevresinde dört ya da beş kişi oturup, akşam yemeğini bu kalabalıkla birlikte yemeye başlıyorlar. Çocuklar adama bir süre sonra baba demeye başlıyor, adam bunu garipsiyor. Bunun üstüne erkekler karılarını suçlamaya ve çocuklarını korkutmaya başlıyor.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ne zaman kendimi yabancılığın ve dışlanmışlığın tehdidi altında hissetsem, ( normal olarak) beni tehdit eden olayın çok eskilerde kaldığını hayal ederim.
Epeydir öykü okumamıştım ve bu kitapla öykü okumayı ne kadar özlediğimi farketmiş oldum. (spoiler)
Kitap tam da kafamda oturttuğum gibi bir mahallede tüm karakterlerin bir araya gelmesiyle sonlandı. Çünkü kitabı okurken, bir yürüyüşte herhangi bir mahallenin ağızdan ağıza dolaşan hikayelerini dinliyor gibiydim. Güldüm ağladım hak verdim ve neden dedim. Tavsiyedir. Yazarın diğer kitabını da en kısa zamanda mutlaka edineceğim.