Pazar sabahı olduğu için hemen hemen tüm pencerelerde birileri vardı, gömleklerinin kollarını sıvamış erkekler pencerelere dayanmışlar, ya sigara içiyorlardı ya da pencere pervazına oturttukları küçük çocukları dikkatle ve şefkatle tutuyorlardı.
"Geliyorum," dedi K., öne fırladı, kızı tuttu, dudaklarından öptü ve sonra tüm yüzünü öpmeye başladı,tıpkı susuzluktan kırılmış bir hayvanın bir pınar bulduğunda diliyle suyu yaladığı gibi.Sonra kızı boynundan, çenesinin altından öptü ve bir süre dudaklarını çekmedi. Yüzbaşının odasından gelen bir sesle başını kaldırdı. "Şimdi gidiyorum," dedi;
Onu görmek için çok büyük bir isteği yoktu, hatta onun dış görünüşünün nasıl olduğunu bile hatırlamıyordu, fakat işte şimdi onunla konuşmak istiyordu ve onun geç gelerek böyle bir günün sonunda huzursuzluk ve karışıklığa neden olmasına sinirleniyordu.
-"Denize nazır bi'sigara yakayım" diye başladığım sahil yürüyüşlerim:
***
○ ilkbahar K. akşamları işten çıktığında fıtsat buldukça -genellikle saat dokuza kadar büroda oluyordu-, yalnız ya da memurlarla birlikte küçük bir gezinti yapıyor, sonrasında ise bir birahaneye gidiyor ve çoğunlukla kendisinden daha yaşlı beylerle her zaman oturdukları masada saat on birlere kadar oturuyordu.
Sayfa 16 - 2025 Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağu$ (Ağustos ayının tam yarısı çünkü) aylarında ben·Kitabı okuyor