é

Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Köşe bucak aradım da Bulamadım mahallenin delisini
Edebiyat
kelimeler.1
Demin Albay söyleyince farkettim de; Demir Ökçe'de, şu yaşıma kadar "safsata" kelimesini hiç kullanmadım sanırım. İlk fırsatta kullanacağım, yaratacağı etkiyi çok merak ediyorum. Malum, bugün sohbet esnasında "direkt" ya da "bayağı" dediğimizde bile insanlar şaşırıyor. *** Bir de; sanırım Yakıcı Sır'da Stefan Zweig "gayriihtiyari" kelimesini çok kullanıyor ama konumuz bu değil. Gerçi o da, muhtemelen, çeviriyi yapan İlknur İgan hanımın lügatından kaynaklanıyordur... Belki bir gün sırf bunun için o 2-3 kitabı tekrar, kelimeleri sayarak, okurum. *** Neyse, kendi halimde takılıyorum, çok takılmayın.
Edebiyat
Kasaba, şiir ve diken
Yaşamaya geldik dünyaya, yazılan şekilde. Ağlayacağımız anlar da güleceğimiz de önceden hazır, sadece doğru anı bekliyoruz; sahneyi kaçırmamak için. Bir kişinin bir saniyelik geç gülümseyişi ya da erken ağlaması tüm halkı afallatabiliyor, kendi kasabalarımızda. ve Şiir... Şiir, kalbin ritmini yakalamasıdır; yazık sana, acıyorum, senin ritmin yok. Dikenler sadece vardığımız anı daha da kıymetli kılmak için. Uğruna çabaladığın şey daha kıymetlidir her zaman. Tıpkı oltayla tuttuğun balığın; her zaman, tezgahtan aldığın balıktan daha lezzetli olması gibi. Bense kimseye balık vermem, oltam da yok, balık tutmayı da bilmem zaten. Tezgahtan gelmiş, oltayla tutulmuş. aramam. Yanında rakı ararım sadece.
Edebiyat