Bir sofunun din ateşinin başlıca nedeni cennet ve cehennem olabilirdi ama inançlı insanların büyük çoğunluğunu oluşturan dindar kitleye göre asıl mesele cennet ve cehennemden önce, doğru ve yanlıştı. Dindarlığın birincil nedeni doğruyu sevmek, doğruyu istemek ve doğrudan azına razı olmamaktı, kısacası doğru davranıștı.
Çok çalışıyor, çok acı çekiyor, saflarımızda açılan gedikleri doldurup yola devam ediyor ve bu acımasız ölüm kalım oyunu sırasında gülecek ve âșık olacak zamanı buluyorduk.
Devrim, bir tür din haline gelmişti. Özgürlüğin mabedi olan Devrim tapınağına tapınıyorduk. İlahi bir esin yaşıyorduk. Erkekler ve kadınlar hayatlarını Dava'ya veriyordu; yeni doğan bebeklerin eskiden Tanrı'ya adanması gibi onları şimdi de Dava'ya adıyorduk. Biz insanlğın sevdalılarıydık.
Ernest acı acı, "İsa, zengin gence elinde avucunda ne varsa hepsini satmasını söyledi," dedi. "Piskopos İsa'nın emrine uydu ve tımarhaneye kapatıldı. İsa'nın zamanından bu yana çok şey değişmiş. Günümüzde elindekini fakirlere veren adam deli sayılıyor ve hiç itiraz istenmiyor. Toplumun sözü böyle."