Güneş derimi yakıyor. Hava göğsümü okşuyor. Su bacaklarımı yalıyor. Hayırsız adalar, Bozburun, dağdaki duman, yelkenli, ay, kayalar, yeşil, çocuk çamlar etrafımı sarmış. Bu manasızlığın ortasında önce herkesi, sonra da sevgilim, bilhassa seni düşünüyorum.
Zehra'nın daha o vakitlerde erkeklerden gözü korkmuştu. Büyük annesine ölünceye kadar evlenmeyeceğini söylerdi. Onun gözünde erkekler baştan başa zalim ve katildi.