Birini sevdiğiniz de neyin ne olduğunu bilmeden seversiniz,
Yaralarını bilmeden,
Ailesini tanımadan,
Kim olduğunu bilmeden,
Daha önce görmeden,
Size bir kalp sunulur ve siz sadece o kalbi seversiniz.
Mutluluklarını bilmeden,
Kalbindeki cam parçalarını bilmeden..
Eğer sevdiğiniz kişide kırgınlıklar yoksa,
Kalbinin orta yerlerine saplanıp kalmış toplayacağınız cam kırıkları yoksa şanslısınızdır.
Ama avuç avuç toplamanız gereken camlar varsa,
Birazcık zordur işiniz.
Önce bir kaç yeriniz kanayacaktır muhtemelen,
Azıcık sızlar yüreğinizin bir yerleri,
O üzüldüğü için bilmediğiniz bir yanınız acıyacaktır.
Gözünde hüzün gördüğünüzde muhtemelen bazen soramayacaksınız bile neyin var diye,
Hatta nasılsın sorunu sormak istemezsiniz bazı günler,
Cevabını önceden bilirsiniz.
Elinizden gelecek bi şey yoksa soramazsınız nasılsın diye,
Sessizce bir köşe de geçmesini beklersiniz.
Ama panik olmayın.
Sevgi emek ister.
Emek verdiğiniz her şey size huzur olacaktır.
Kanayan bir yara gördüyseniz,
Tuz değil yaraya merhem olun,
Kanayan yaraya merhem mi olunur demeyin!
Olunur!
Önce sevin sonra yaranın üzerine aşkınızı, sevginizi bırakın, kabuk bağlayıp yara kaybolacaktır.
İnsan sevdiğini seçemez diye düşünenlerdenim.
Çünkü sevmek mantıkla olmaz, yürekle olur.