"Başka bir tenin tadını hiç hissetmemiştim; hiç kimse beni nefessiz, soluksuz, irade gücümden yoksun, düşkün, başkasının insafına kalmış bir halde bırakmamıştı; daha önce hiç savunmasız ve açık olabilmek için gözlerimi kapatmamıştım."
"…çok iyi biliyordum ki merhamet, kalbinize yerleştirilen sessiz bir dinamit gibidir ve patladığında parçaları bir araya getirmenin imkanı yoktur artık."
Yapay zekanın gelişmesiyle birlikte dünya da düzeltilemez bir elektrik kesintisi yaşanır ve geri dönülemez bir şekilde düzen bozulur. Kahramanımızın bir manastırda yaşadıklarını günlük olarak okuyoruz. Bazen bulduğu mürekkeple , bazen bitki ve meyvelerden hazırladığı karışımlarla, bazen ise kendi kanı ile yazdığı günlükler. Nefesinin sıkıştığı, anlatamadığı yerlerde onunla birlikte tıkanarak okudum. Ormanda yürüyoruz dediği ya da yazamıyorum dediğ yerlerde nefesini hissederek okudum. İnsanların sınıflandırılarak , isimleri unutulduğu , insan olmak ve insan kalabilmekle acıyı acımasızlığı normalleştirmek arasında bir kurgu olmuş. Leziz kadavralar kitabını okurken de rahatsız edici bir keyifle okumuştum. Zorlayıcı kurguları başarı ile aktaran bir yazar.