. Denizini arayan incecik nehir misali, ona doğru akmaktan alamadım kendimi. Karşı konulamaz bir fizik kanununun eseriydi yan yana gelişimiz. Su donar, ateş yanar, ben de ona akardım. Kuş olsaydım uçardım, balık olsaydım yüzerdim, salyangoz olsaydım kumda minik izler bırakarak usul usul ilerlerdim. Lakin kalbi çarpan sersem bir insancıktan fazlası değildim ve tabiat kanunlarının bana verdiği yetkiye dayanarak ona koşmakla yetindim. Ama birbirini çürüten başka kanunlar da vardı hayatta. Ahlak kanunları, orman kanunları, aşkın kanunları...
Gezegenimin ortasına meteor düşmüştü, her şey paramparça olmuştu ve öyle değilmiş gibi davranmaya mecbur kalmak hakikaten yorucuydu. Hayatımdaki en mühim hadiseden bahsedemiyorsam, başka hiç bir şey söylemek de gelmiyordu içimden.