emel karaman

Puan vermedi·132 syf.··
2026 75. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 21:24
Yapay zekanın gelişmesiyle birlikte dünya da düzeltilemez bir elektrik kesintisi yaşanır ve geri dönülemez bir şekilde düzen bozulur. Kahramanımızın bir manastırda yaşadıklarını günlük olarak okuyoruz. Bazen bulduğu mürekkeple , bazen bitki ve meyvelerden hazırladığı karışımlarla, bazen ise kendi kanı ile yazdığı günlükler. Nefesinin sıkıştığı, anlatamadığı yerlerde onunla birlikte tıkanarak okudum. Ormanda yürüyoruz dediği ya da yazamıyorum dediğ yerlerde nefesini hissederek okudum. İnsanların sınıflandırılarak , isimleri unutulduğu , insan olmak ve insan kalabilmekle acıyı acımasızlığı normalleştirmek arasında bir kurgu olmuş. Leziz kadavralar kitabını okurken de rahatsız edici bir keyifle okumuştum. Zorlayıcı kurguları başarı ile aktaran bir yazar.
DeğersizlerAgustina Bazterrica · Siren Yayınları · 2025161 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·144 syf.··
2026 73. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 11:43
Son günler okuduğum en özgün, en etkileyici, en büyüleyici kitap oldu. Her gün aynı güne uyanmak? Aynı ayak seslerine, aynı düşüşlere, yükselişlere, seslere tanıklık etmek? Zamanın içinde kayboldum sanki? Tara ile aynı sabahlara, aynı seslere uyanmışım gibi ve asla yarın olmayacakmış gibi bir his bıraktı bende. Sahi evrende ne kadar yer kaplıyoruz biz? Sandığımız kadar küçük müyüz yoksa evlere şehirlere hatta gökyüzüne sığamayacak kadar büyük mü varlığımız? Anı yaşamanın, zamanın içinde savrulmanın, zaman geçerken kazandıklarımızın ve kaybettiklerimizin felsefi bir sorgulanışı bu kitap. Kitabın konusu kadar konunun anlatılmış biçimi insanı üzerinde düşündüren cümleleri ve sorgulamalarıyla okunmaya değer bir anlatı. ...öyle çok ayrıntı içeriyor ki zaman uçup gidiyor. Karanlığın ayrıntısı yok zanneder insan çünkü sesleri dikkate almaz. Ya da yukarılarda seçilebilen ışığı. Bir parçacık gökyüzünü. Belki de halatın yeterince uzamasını, yeterince gün toplayıp yeterince. ağırlaşmasını bekliyorum ki onu yukarıya atabileyim, oraya yetişip buraya kadar insin ve biri onu bulup beni yukarı çekmeye başlasın. Bunun için daha kaç gün daha lazım? Kanat çırpışıyla fırtınalar başlatabilen bir kelebek miyim yoksa duvarları yıkmak için hamle yapan bir fil mi? Bilmiyorum.
Hacim Hesabı Üzerine - I. CiltSolvej Balle · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025469 okunma
10/10
·224 syf.··
2026 69. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 21:45
Geçmiş ve gelecek arasında üç kardeşin hikayesi… Nils, Benjamin ve Pierre ‘in birbirlerine sarılabildikleri ve sarılamadıkları anlar. Sarılmanın her şeyi iyileştirdiği, tamir ettiği bazen de sarılabilmenin imkansız hale gelmesine yol açan anılar… üç küçük çocuğun yıllar sonra dönüştükleri adamlar ve bu yolda yaşanılanlar. Çocuk kalplerde taşınılan yükler hangi noktalara taşır bizi? Bazı anlar yaşanmasa oldugumuzdan çok daha farklı mı olurdu kişiliklerimiz? Çok rutin bir aile hikayesi olarak başlıyor. İsimleri olmayan Anne ve Baba. Daha güzel nasıl anlatılabilirdi aile içindeki bu duygusuz mesafe. Geçmiş zamandaki hikayeyi ortanca kardeşin ağzından sırasıyla dinliyoruz. Şimdiki zaman ise tersine işliyor. Sondan başa doğru anlatılıyor hikaye. Bu kadar sade bir anlatımla , etkileyici bir hikayeye dönüşen akıcı bir kitap. Alex schulman’ la Malma istasyonu kitabı ile tanışmış hem hikayesine hem yazı diline hayran olmuştum. Canlı yayın söyleşisi ile yazdıkları daha anlamlı hale gelmiş, yazarın samimi, içten ve naif kişiliği, geçmişiyle yüzleşmiş , barışmaya çalışır halleri ve ben her yazdığımı annemi affedebilmek için yazıyorum sözü zihnime en derinde yerleşmişti. Bu kitapla ise çizgisinin ne kadar başarılı ilerlediğini, yazdıgı her eserin okumaya değer olduğuna emin oldum.
Hayatta KalanlarAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20252,123 okunma
10/10
·376 syf.··
2026 58. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 12:32
Acı mı sanıyoruz yaşadıklarımızı? Kitabın kapağını kapattığımda içimde derin bir sancı. Gelen saatlerce ağlama hissi. Bilmenin ağır yükü. Nasıl yaşadı bu insanlar bu hayatı? Kurgu değil yazarın kendi yaşamı. Otobiyografik bir kitap. Musa yazarın kendisi. Savaşta 7 yaşında. Kendi ismi yerine Musa ismini seçme sebebi kendi acılarını değil o dönem yaşayan tüm çocukların yaşamını anlatma , tüm Anadolu çocuklarını anlatma amacı taşıması. Savaş askerlerin hikayesi midir, savaşa gidenler mi yaşar sadece savaşı? Ölenler mi taşır savaşın yükünü? Peki ya geride kalanlar, geride kalanlar neler yaşadı? Kaybetmek kelimesinin altı nasıl doldurulabilirse öyle doldurmuş bir yazar Hasan izzettin dinamo. Bu kitapta askerler yok, kan yok, cephe yok. Bu kitapta arkada kalanların yaşadığı açlık ve hayatta kalma savaşı var. Mideniz bulacak, açlığı, acıyı , fedakarlığı sonuna kadar yaşayacaksınız. Bir ayakkabı giymeden ölen çocukların, çocuklarını yaşatabilmek için yaşamaya çalışan bir annelerin hikayesi. Elimize aldığımız ekmeğin kıymeti, begenmediğimiz yemeklerin kutsallığı nasıl anlatılabilirse o kadar güçlü bir anlatım . Zengin yine zengin , parasını verip askere göndermiyor çocuğunu, komşusu açlıktan çocuklarını kaybederken ambarı ağzına kadar dolu olan insanlıktan, vicdandan bir haber insanlar. Uzun yıllar basılmamış bir kitap, yasaklı bir yazar. Okunması istenmeyen bu eseri yaşayanları yok saymış bir ideolojinin kurbanı. Tarihin acı yanlarını en içten şekilde hissettiren bu kitabı her Türk okumalı.
Savaş ve AçlarHasan İzzettin Dinamo · Tekin Yayınevi · 20172,199 okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 21:12
Az sayfa ile çok şey anlatan, incecik ama dopdolu kitapların hayranıyım. Claire Keegan da İrlanda Edebiyatı için bağırmadan, sessiz cümlelerle en derin yaraları en etkileyici şekilde anlatabilen bir yazar. Okuduğum 2. Kitabıydı. Görmezden gelmekte en az gerçek suçlular kadar suçlu yapar mı seyircileri? Bu soruyla dopdolu olarak kapattım kitabı. Küçücük görünen adımlar bir çok şeyi değiştirebilir mi hayatta? Bir çok insana da dokunabilir mi? irlanda'da sonuncusu 1996 yılında kapatılan Magdalene Çamaşırhaneleri'nin kısa bir anlatısı. Gerçek oluşu etkileyiciliğini artırıyor,bir zamanlar kız çocuklarının, kadınların o çamaşırhanelerde çalıştırılırken yaşadıkları acılar, ölen kadınlar , bebekler. Her toplumun tarihinde bulunan, görmezden gelinen kara lekeler vardır. Yazar bunu sakince isyansız, yorumsuz anlatmış. Okur olarak gerçek olduğunu bilmek daha da sarsıcı oldu. Devletin, kilisenin desteklediği bu çamaşırhanelerde yaşananlara toplumun sessiz kalışı ise daha da çarpıcı. Görmezden gelmek, sessiz kalmak hepimizi için bir seçim. Ancak vicdanı susturmak herkes için mümkün değildir.
Böyle Küçük ŞeylerClaire Keegan · Jaguar Kitap · 20223,599 okunma