O sözlerin tamamı babama aitti ve kendi zihnimde bile tuhaf, provasız duruyordu. Onları sahiplenemeyişimden utandım. O zamanlar babamın sözlerinin benim de sözlerim olması gerektiğine inanıyordum.
Bizlere başkaları tarafından sunulan bir geleneğin, kasten ya da farkında olmadan cahili olduğumuz bir geleneğin, bizi nasıl şekillendirdiğinin ayırdına varmıştım.
Babamla arama giren şey sadece zaman ve mesafe değildi. Kendi içinde bir değişim. Ben onun yetiştirdiği çocuk değilim ama o, bu çocuğu yetiştiren baba.