Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ahhh Osman ahhhh…
Ne desem ne yazsam bilemiyorum, bir insan neden bu kadar korkak olur neden bu kadar zayıf olur bilmiyorum.
Roman Osman’ın başına gelen trafik kazasıyla başlıyor hayattan bu kadar korkan ve zayıf karakterli Osman’a harfiyat kamyonu çarpıyor hayatın oyununa bakın ki…
Osman, Nişantaşı’nda doğup büyümüş, profesör bir babanın iki evladından biridir. İyi eğitim almış, hep varlık içinde yasamış, yakışıklı, yetenekli bir adamdır. Ancak o kadar değildir çünkü aynı zamanda hedefsiz, ömrünce hiç çalışmamış ve dahası berbat bir çocukluk, ilk gençlik geçirmiştir ve bu yaşananlar tüm hayatını etkilemiştir ki Osman da bu etkiyi kırmak için hiç çabalamamış be, insan okurken neden böylesin Osman çabala sarıl hayata yeter bu aylaklık diye bağırmak istiyor.
Osman'da iki tekniğin bir arada kullanıldığını görüyoruz. Buna göre, Osman hakkında araştırma yapan anlatıcı, bir yandan röportajlar yaparak onun hayatına giren kişileri konuşturuyor. Öte yandan bir sahafta bulduğu Osman’ın günlüğünü de kronolojiye uygun olarak okuyor ve bütün bir hikayeyi bize anlatıyor. Nihayetinde Osman, arabesk hayatları hiç de arabesk olmayacak bir biçimde yazabilen Ayfer Tunç’un tipik bir romanı, çok başarılı. Her zamanki gibi insanı sarsan aforizmalarıla dolu.
Roman boyunca Osman Şebnem’e aşık mı emin olamadım açıkçası bence annesinin yerine koymuş, kaybettiği anne şefkatini Şebnem’le doldurmuş bir adam kendisi.
Hepimizin korkuları ve zayıflıkları vardır. Kimimiz bunlarla yüzleşir üzerine gider, kimimiz
görmemezlikten gelir kabullenmez. Osman'ın
korkularının ve zayıflıklarının hayatında neler
yaşamasına sebep olduğunu okuyoruz. #KapakKızı ve #YeşilPeriGecesi kitaplarının devamı olan #Osman ile seriyi bitirmiş oldum. Bu seriden alınması gereken o kadar çok hayat dersleri var ki. Daha önceden
OsmanAyfer Tunç · Can Yayınları · 20208,3bin okunma
Harika bir “günümüz toplum eleştirisi” Ayfer Tunç’un Yeşil Peri Gecesi. İnsanların çıkarları uğruna kimseye acımadığı ezip geçtiği bir toplumda yaşadığımızı gözler önüne seriyor.
Kapak Kızı’nın merak edileni, hayal kurulanı, sorgulananı, vicdan sorgulatanı Şebnem’in hikayesi bu. Güzel hem de çok güzel olmak nasıl bir lanettir! Kaderini güzelliğinle yönlendirmek, zekanı hiçe saymak senden neleri götürür? Çok güzel hayat dersleri veren bir hikaye. Büyüklerin “Yüzün güzel olacağına kaderin güzel olsun” sözünü doğrulayan bir başyapıt bence. Şebnem’e bakarsak annesinden nefret eden onun gibi olamayacağım derken naturalizmin doruklarında bir soya çekim görüyoruz Şebnem’de.
Babasının öfkesi, annesinin bencilliği
derken oradan oraya savrulur. Yatılı okullarda okumuş, öğretmenlerinin "gözün kapalı kazanırsın üniversiteyi, çok zekisin, yapma, etme" demelerine rağmen inat edip okumamış. Sırf babası kahrolsun, annesi mahvolsun diye.
Gördükleri ve yaşadıkları ona insanlar hakkında tecrübe kazandırırken bir yandan da gittikçe dibe batmasını sağlamış. Güzelliğin bile bir yerden sonra şanssızlık olduğunu öğretmiş. Bundan sonra da varoluşunun tek amacı kendini yıkmak olmuş.
Hayatta en çok babasını sevmiş. Kazadan beri sevgi göstermeyen, onu sürekli iten babasını
aramış tüm erkeklerde. Bir kere bulmuş ama o da Şebnem’i terkedip gitmiş. Sevgiye aç olan Şebnem aşık olduğunu ve sevildiğini düşündüğü için Osman ile evlenmiş. Zamanla evlendiği adamın karasından cok annesi olduğunu farketmiş. Evliliği sırasında yaşanılan bazı olaylar Şebnemi bazı kararlar almaya itiyor. Kararlar Şebnem’in sonu da olabilir, yeni bir başlangıca da yelken açabilir. Aile ilişkilerini sorgulayacak, Şebnem'in yasadıklarına akıl sır erdiremeyecek, soluksuz okuyacaksınız. İnsan kendini yakar mı evet insan en çok