Hava soğuktu, rüzgâr acımasız. Burası bir kar küresiydi, biz de içindeki figürler. Gün gelecekti, birileri bu kar küresini eline alıp sallayacaktı. Kar yağıyor sanacaktık, oysa altüst olacaktık...
“Vermemiz gereken kesin tepkiler yok, her birimiz üzülünce ağlamak zorunda değiliz. Her birimiz aynı derecede heyecanlı olamayabiliriz. Farklılıklarımız eksiklerimiz değildir. Hiçbiriniz dışarıda hayatını kolayca sürdürüp gidiyor gibi görünen insanlardan eksik değilsiniz. Siz sadece farklısınız. Heyecanınız farklı, stres seviyeniz farklı...Hayatınız boyunca hiçbir şeyi başaramamışsınız gibi hissettiğinizi biliyorum. Kendinizi beceriksiz ve başarısız hissettiğinizi biliyorum. Oysa siz çok zor bir savaşın içindesiniz. Sizin savaşınız kendinizle. Düşmanınız kendinizsiniz; yenmeniz gereken tek insan sizsiniz.”
Gökyüzünde sönmüş binlerce yıldız var ama parlamadıkları için kimse onların varlığından haberdar değil. Ben de onlardan biriydim. Varlığımla yokluğum birdi; çünkü diğerleri gibi parlamıyordum.