Fotoğraf, romantik karakteristikler taşıyan mimari türün modern karşılığını
sunar bize: yapay harabeleri. Burada söz konusu olan, bir manzaranın tarihsel karakterini derinleştirmek, doğaya -maziyi düşündürtecek şekilde- akıl çelici bir kılıf geçirmek amacıyla yaratılmış bir harabedir.
Profesyonellerle zenginler iç mekanda ve herhangi bir dekor düzenlemesi yapmadan
fotoğraflarını çektirmeye eğilimli olurlar ve kendilerini doğrudan ifade ederler. Oysa emekçiler ve sefil halde yaşayan yalnız insanlar, genellikle onların durumunu doğrudan gösteren bir ortamda (daha çok da sokakta), sanki orta ve· üst sınıfların normal olarak edindikleri şekilde, ayrı kimlikleri asla olamazmış gibi fotoğraf çektirider.
Yoksulluk, zengiplikten daha sürreel değildir; iğrenç paçavralar içindeki bir beden, bir balo için özel olarak giyinip süslenmiş bir prensesten ya da el değmemiş bir çıplak kadından daha sürreel değildir. Sürreel olan, fotoğrafın dayattığı -ve kapattığı- mesafedir: toplumsal düzlem
deki mesafe ile zaman içindeki mesafe.