Mehmet Emin Şirin

Mehmet Emin Şirin
Ben bir garip (!) öğretmenim.
TDE Öğretmeni
Üniversite
Amasya
Amasya
121 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2020 27. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2020 23:55
Güzel bir kurgu, samimi karakterler, Amasya ağzına ait sözcükler(heri, çöfte, çağ, dinelmek, essah...), Amasya mutfağı, Anadolu’nun kadim şehri Amasya’nın izleri( Ferhat ile Şirin, Kral Kaya Mezarları, Bayezid Cami, tarihi çınar ağacı, Ermeni evleri, Amasya elması, Yeşilırmak)... Romanda öne çıkan her ne kadar olay örgüsü gibi gözükse de Amasya’nın tarihi, coğrafi ve kültürel dokusunun anlatılması; Amasya’yı daha önce görmeyenleri bu şehre çekecek türden. Romanıyla şehrimizin tanıtımına katkıda bulunan hemşehrim Birgül Yangın Aslanoğlu’na bu konuda şükranlarımı sunuyorum. Eserimiz bir çocuk romanı gibi gözükse de genç yaşlı herkesin okuyabileceği türden bir eser. Dedelerinin ölümü üzerine Amasya’ya gelen Sinem ve Barış kardeşler, dedelerinden kalma köstekli saatteki sayı ve harflere çeşitli anlamlar yükleyerek dedelerinin kendileri için bıraktığını düşündükleri definenin peşine düşerler. Tabii defineyi bulmak için bazı şifreleri de çözmeleri gerekir. Çözülen her şifreden sonra yeni bir şifreyle karşılaşan kahramanlarımız bizlere bu arada kardeşliğin ve dostluğun, mücadelenin, aile olabilmenin, akrabalığın ne olduğunu bir kez daha hatırlatır. Muhtaç insanlara yardım etmenin, ailece yemek yemenin, tren yolculuklarının, çocukluk anılarımıza dönmenin sevincini yaşatır.
Edebiyat
Dedemin Köstekli SaatiBirgül Yangın Aslanoğlu · Kadran Medya & Yayıncılık · 2020155 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Mehmet Emin Şirin

, bir kitap okudu
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
24 saatte okudu
·
2020 27. kitabı
Birgül Yangın Aslanoğlu
9.8/10 · 155 okunma
9/10
·115 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2020 18:49
Doğanın, etrafımızdaki eşyanın bir ruhu var mıdır? Onlar da bizim gibi konuşur, düşünür, birbirleriyle iletişim kurar mı? Ethem Baran hikâyelerini okumaya başladıktan sonra bu sorular zihnimde iyice belirgin hâle gelmeye başladı. Zira sanatçımız bunun sırrını çözmüş sanki hikâyelerinde. Kimi zaman uzak tepeleri dinlemeye başlamış kimi zaman birbirlerine sıkıntıyla bakan duvarlardan sesler işitmeye çalışmış kimi zaman ışıkların, cihazların konuşmalarına şahit olmuş ve diyor ki hikâyecimiz aslında, ruh denilen bu mücerret kavram sadece bize ait değil, anlayabilene... Bulutları, rüzgârı, güvercinleri, gökyüzünü tenasüp sanatını kullanırcasına bir araya getirip bunları özgürlüğün bir timsali olarak görmüş. Çoğu yerde kullandığı, zamanı ve mekanı genişletme çabasını, dar kalıplardan sıyrılma kaygısını bu şekilde ifade etmeye çalışmış. Yer yer insan dışı unsurları kişileştirerek onları bizimle sohbet eder kıvama getirmiş. Yaşlı insanların hayatlarına dokunmuş bazı hikâyelerinde. Genelde yaşlanmayı kabul etmeyen, geçmişe özlem duyan, geçmişe takılı kalan insanlar. Bazısı konuşmayı çoktan bırakmış ve susarak içlerindeki çığılığı açığa çıkarmış bazısı da bir ayağım çukurda, artık ne kadar konuşursam yanıma kâr kalır, hem öte dünyada da burada biriktirdiklerimle fazla sıkılmam, düşüncesinde. Ayrıca bu insanlar için eski dostlarla yapılan muhabbetler, eski güzel günlere yolculuğu ifade ediyor. Şiir okumayı severim, hikâye okumayı da. Şiir tadında yazılmış hikâyelere ise bayılırım. Ethem Baran tam da bu noktada karşıma çıktı ve iyi ki de eserlerini okuma şansına sahip olmuşum.
Edebiyat
Döngel DünyaEthem Baran · İletişim Yayınları · 2019692 okunma