ENT: Bahar kayın yaprağını açıp özsuyu yürüdüğünde dala;
Işık vahşi ormandaki dereye vurup rüzgâr vardığında yamaca;
Adımlar uzun, nefesler derin, dağ havası keskinken tam,
Geri dön bana! Geri dön! Söyle, güzel değil mi ülkem!
ENTHANIM: Bahar gelince bahçeye kıra, mısır yapraklarınca;
Meyve bahçesinde tomurcuklar parlak kar gibi açınca;
Yağmur ve Güneş doldurunca hoş kokularla Yeryüzü'nü,
Kalırım burada, dönemem sana, benim ülkemde güzel çünkü.
ENT: Yaz dünyaya yayıldığında, altın rengi bir öğlen vakti
Uyuyan yaprakların çatısı altında, açılır ağaçların düşleri;
Rüzgâr Batı'dayken, yeşil ve serinken orman sarayları,
Geri dön bana! Geri dön! Kabul et, en güzel ülke benimki!
ENTHANIM: Yaz gelip ısıtınca dalındaki meyveyi, kahverengiye çalınca yemiş;
Saman altın rengi, başaklar beyaz, hasat köye gelmiş;
Bal dökülmüş, elma olgun, rüzgâr Batı'da da olsa
Benim ülkem en güzeli, kalırım burada güneşin altında!
ENT: Kış gelince hiç acımaz, katleder tepeyi, ormanı;
Devrilir ağaç, yıldızsız gece yutar güneşsiz günü;
Rüzgâr ölümcül Doğu'dan eser; bense acı yağmurun altında
Seni ararım, sana seslenirim, geri dönerim sana!
ENTHANIM: Kış gelip de şarkı susunca, çökünce karanlık sonunda;
Çıplak dal kırılıp, işler bitip, ışık solduğunda;
Ararım seni, beklerim seni, yollarımız rastlaşana dek yeniden:
Düşeriz yollara birlikte, acı yağarken!