İşim vardı orada: yeşil yapraklar, beyaz zambaklar,
nilüferler devşiriyordum güzel hanımıma,
senenin son çiçeklerini kara kıştan korumaya,
karlar eriyene dek güzel ayaklarının dibinde açsınlar diye.
Her yıl, yaz sonunda gider bulurum çiçekleri onun için,
büyük, derin ve duru bir gölde, Gündüzsefası'nın ilersinde;
baharda ilk orada açıp, en son orada kapanırlar.
O gölün kıyısında, çok zaman evvel bulmuştum Nehrinkızı'nı,
sazların içinde oturan genç narin Altınyemiş.
Şarkısı çok tatlıydı o zamanlar ve pırpır ediyordu kalbi!
Ah duru sudan da duru! İncecik, tıpkı bir söğüt dalı!
Ah canlı göl başındaki saz gibi! Nehrin güzel kızı!
Ah bahar vakti, yaz vakti, derken yine bahar!
Ah yaprakların kahkahası, şelaledeki rüzgâr!
Hey lay! Nay nay nom! Haydi canlar sekiniz!
Hobbitler! Midilliler! Konukları severiz.
Haydi eğlence başlasın! Birlikte şarkı söyleyelim!
Haydi şarkı başlasın! Söyleyelim birlikte
Güneş, yıldız, ay ve sis, yağmur ve bulut üstüne,
Tüydeki çiğ tanesi, tomurcukta ışıklar,
Fundalıkta çıngıraklar, açık tepede rüzgâr,
Su üstünde zambaklar, sazlar gölgeli göl başında:
Bizim Tom Bombadil ve Nehrinkızı hakkında!
Lay lom! Lay la lom! Gongu çal da gel!
Gongu çal! Zıpla gel! Söğütler içinden!
Tom Bom, şen Tom, Tom Bombadil!
Hey! Gel bili bom! Lay lay lom! Bir tanem!
Sığırcığım süzülür eserken meltem.
Tepenin altında, güneşte parlar,
Soğuk yıldızları eşikte bekler,
Benim güzel sevgilim, doğmuş Irmakkadın'dan
Sudan durudur teni, incedir söğüt dalından.
Bizim Tom Bombadil elinde su zambaklarıyla
Yine eve dönüyor. Bak şarkı söylüyor hoplaya zıplaya
Hey! Gel bili bom! Lay la lom! Bir tanem!
Altınyemiş, Altınyemiş, tatlı sarı böğürtlen!
Zavallı Söğütadam, köklerini topla, yolumdan çek!
Tom'un acelesi var, Günün peşinden akşam gelecek.
Tom eve dönüyor yine, elinde su zambakları,
Hey! Lay lay lom! Duyuyor musunuz şarkımı?