Şu dünyamız bütünüyle bir yanılsamadır ve de üstünde oluyor gibi görünen şeylerin gerçekte bir önemi yoktur. Bu doktrin ahlak kavramını yok edebilir. Ancak ahlak duygusaldır; mantıkla bağdaşmaz.
Yönetmeyi sevenler halk tabakasına koyun sürüsü gözüyle bakmanın onların yararına olduğunu düşünürler; sigaradan hoşlananlar sigaranın sinirleri yatıştırdığını, alkolden hoşlananlar da alkolün zihni uyardığını söylerler. Bu tür gerçeklerin yol açtığı yargılar, olayların değerlendirilmesinde önlenmesi zor yargılara yol açar.
Onlar için kanılar yalnızca var olma savaşında kullandığımız silahlardır ve bunların insanın yaşamını sürdürmesine yardımcı olanlarına
‘ doğru ‘ denilmelidir.
“ Marksistlerin inancı ile dinsel inanç arasındaki fark oldukça derinlerdedir; dinsel inanç özlem ve gelenek temeline, diğeri ise nesnel gerçeklerin bilimsel analize dayanır. “