Bazı kitaplar sadece okunmakla kalmaz; insanın sinir sistemine sızar.
Emil Cioran’ın "Çürümenin Kitabı" adlı eseri tam da böyle bir eser.
Bu kitap, okura teselli vermek için yazılmamış.
Madem birileri bilmediği konuda konuşma hevesine girmiş, ben de hayatını çok iyi bildiğim üç kişiden birisi olan
Nazım Hikmet Ran hakkında biraz açıklama yapayım;
Nâzım, sosyal medyadaki gerizekalıların iddia ettiği gibi çok fazla kadınla aşk yaşamış bir isim değil.
2 kadınla uzun süreli ilişki, 1 kadınla ise müşterek çocuk sahibi olduğu ilişki, yaşamında ön plana çıkıyor. Çocukluk harici ömrünün 3'te 1'i hapiste, 3'te 1'i sürgünde geçmiş evrensel bir ismin, aptal ergenlerin bir şey biliyormuşcasına karalanmasına tahammül edemiyorum.
Kol saatinde vera yazıyormuş, aynı şiiri sekiz kadına yazmış gibi gerçek dışı iddialarda bulunan herkes ya cahildir ya da aptal, ki bence her ikisi de.
Bir de bu hiçbir şey bilmeyen salaklar "bence Nazım sevmeyi seviyordu" diyerek sözde yalanlarını güzellemeye çalışıyor.
Bir konu hakkında yorum yaparken ölçün, tartın, biçin. Sevgilisi ile farklı şehirlerde üniversite okurken g.tü başı ayrı oynayan tiplersiniz siz.
Sizin ne haddinize Nazım Hikmet'in Aziz Hatırasını kirletmek.
Siz ne biliyorsunuz da kendi aranızda edebiyat eleştirisi yapıyorsunuz.
Eğer gerçek Nazımı görmek istiyorlarsa Orhan Kemal'in Nazım Hikmetle kaldığı sürgün zamanlarını anlatan Nazimla 3,5 yıl kitabını okusunlar o zaman anlarlar belki :)