Gelmemenin bir vakti yoktur. İnsan coşkuyla beklerken ne kadar zaman geçerse, o büyük günün yaklaştığına o kadar inanır. Bir yıl mı geçmiş? Ne yapalım, dersiniz, hazırlanması en az bir yıl sürerdi zaten... iki yıl mı geçmiş? Gelmesinin eli kulağındadır...
Dün, yoksa önceki gün müydü, savaştan sonra okul okuyacak halim kalmadığını söylemiştim. Belki bu keyif hali yüzünden olmuştur. Evet, olayların böyle başladığına kuşku yok. Artık bütün yolların önümde açılacağını hissediyordum. Tek yapmam gereken, engelleri yok sayarak yürümekti. Düşüşün tohumu işte böyle atılır.