Ay'a ayak basan şu adamlara bak, arzu, inanç ve fırsatın neleri mümkün kıldığına bak, istediğin takdirde bunların hepsi senin, onlar yapabiliyorsa sen de yapabilirsin, hem de her şeyi. Her şeyi. Böyle mucizevi bir biçimde verilmiş yaşamı çarçur etme,
Bak, burada Ay'a ulaşan erkekleri görüyorsun - aralarında beyaz olmayan, Amerikalı olmayan bir kadın şöyle dursun, tek bir kadın olduğunu gördün mü, duydun mu hiç; bunun, roketleriyle, iticileriyle, taşıma kapasitesi ince ince hesaplanmış uzaygemileriyle maskülenitenin doruğuna ulaşmış, bütün dünyanın gözünü diktiği bir erkekler topluluğu olduğunun farkındasın, değil mi
- dünya dediğin de bu zaten, erkekler için bir oyun bahçesi, bir laboratuvar; sana, hiç rekabete girme, çünkü her rekabet girişimin şevkinin kırılmasıyla, kendini yetersiz, ikinci sınıf ve ezilmiş hissetmenle sonuçlanacak, asla kazanamayacağın bir yarışta niye koşasın, neden başaramayacağını bildiğin bir işe kalkışasın diyen bir yer - şimdi senden ricam, kızım, değersiz, ikinci sınıf olmadığını bilmen; bunu yüreğinde gururla taşı ve ne kadar önemsiz olursa olsun yaşamını insan olmanın onuruyla yaşa; hatırım için yapar mısın bunu?
…bir kişi iyi olduğu için güzel değildir, insanlar güzeldir çünkü canlıdırlar, bir çocuk, örneğin. Canlı, meraklı ve doyumsuzdur. Iyiliği boş ver. İnsanlar güzel, çünkü gözlerinde ışık var. Bazen yıkıcı, bazen zararlı, bazen bencil, ama yine de güzeller, çünkü canlılar. İşte gelişme de böyledir; doğası gereği canlıdır.