Kitap, Han Kang’ın doğmadan iki saat yaşamış bebeği—yani ablası—üzerine inşa edilen otobiyografik bir yas metnidir. Annesinin “Ölme, yalvarırım, ölme” sözleri, Han’ın zihninde yankılanarak kitabın merkezine oturur.
• Yazar, Varşova’da geçirdiği zaman boyunca “beyaz” imgelerini bir liste halinde düşünür: kundak, zıbın, tuz, kar, buz, ay, pirinç, beyaz köpek, kefen… Toplam 65 beyaz nesne üzerinden kayıplar, zaman, acı ve saflık temaları işlenir.
• Kitap, roman ve deneme arası sayılabilecek, kırılgan ve dağınık bölümlerden oluşan kısa metinlerle örülü bir yapıdadır. Okura bir “dua” ya da “ağıt” ritüeli gibi aktarılır.
Beyaz; saflık, ölüm, yas, yıkım, yeniden doğuş gibi çelişkili anlamların sembolü. Kang, beyazın ardındaki karanlıkla yüzleşir ve sıradan objelerle derin bir vaholu duygusal birliktelik kurar.
Yas duygusu, Varşova’nın soğuk, karla kaplı manzaralarıyla iç içedir; şehir, yazarın iç yolculuğunun aynası haline gelir. Anlatım minimaldir ama etkilidir—şairane, ama sürükleyici bir sadelikle okuru içine çeker.