Mücerret öğütler kâfi gelseydi, elle tutulur sıkı tı ve belalara gerek kalmayacaktı. O zaman tekdüze bir hayat biçimi insanları belki de bunaltacak ve hayat bu kadar değerli olmayacaktı.
İsrail’in Filistin kamplarında kurşunlayarak bıçaklayarak öldürdüğü Müslümanların üst üste yığılmış cesetlerine bakarken duyduk dehşet hissini. Evlerin bahçelerinde, odalarında, ana, oğul, gelin ve çocukları günlük elbise içerisinde birbirlerinin üzerine yığılmıştı ve yerlere akan kanları birbirine karışmıştı.
Huzursuzluğuna gerçek teşhis konulamayan, yalnızlaşan insan, kaçacak delik arıyor ve onu da eğlenmede buluyor. Huzursuzluğunu kusacak maçlar, anarşik dalgalanmalar, festivaller, filmler ve meyhaneler buluyor ve oralara sığınıyor.