Çinlilerin askerleri her ne kadar çok ise kullanımsız, faydasız idiler. Yani eğitimsiz, pratiksiz oldukları için savaş meydanlarında bir üstünlük gösteremiyorlardı.
Bunun akabinde Bilge Kağan, şehirlerin etrafını duvar ve surlarla çevirttirmek istedi. Ayrıca tapınaklar da (Budist) inşa ettirecekti. Yani ülkede Budizm'in gelişmesini desteklemek istiyordu. Yine Tonyukuk devreye girdi ve mümkün olamayacağını söyledi. Çünkü, Türklerin insan ve hane sayıları çok azdı. Daha doğrusu Çinlilerin yüzde biri bile değildi. Buna rağmen Çinlilerle savaş meydanlarında savaşılıyor ve galip geliniyordu.
Bundan sonra muhtemelen yine Karluklar üzerine sefer düzenleyen Bilge, kaleye sığınan muhafızın korkup iki, üç kişi ile kaçması dolayısıyla. Karluk halkını teslim almıştı. Onun kendi ifadesine göre söz konusu halk, "kağanım geldi” diye sevinmiştir.
Önceden Çin'e teslim olan aileler, güneye Ch'an-yü askeri valiliğine getiriliyordu. Ch'an-yü büyük genel askeri valisinin yardımcısı Chang Chin-lien, onları kontrol altında tutup teftiş ediyordu. Adı geçen vali yardımcısı onların silahlarını toplayarak ve silahsız bir şekilde nehri geçerek güneye gitmelerine izin veriyordu. Bunun üzerine yabancılar (teslim olan Gök Türkler) kızdılar. Daha doğrusu onların hayat tarzlarını değiştirmek için yay, oklarını vesair silahlarını yaktı. Bunun amacı kısa zamanda kültürlerini değiştirmekti. Daha sonra ok, yay ve silahları alınanlar yabancılar durumu ona şikâyet ettiler. Bunun üzerine silahları kendilerine geri verildi. Bu faaliyeti icra eden Chiang Huei, kendi başkentine dönünce Çin tabiiyetine girmiş olanların hepsi isyan ederek, Chang Chin-lien'i yakaladılar. Adı geçen Çinli kumandan hazırlık yapmamış; Ch'ing-kang-ling'de yapılan savaşı kaybetmişti. İsyan edenler onu Gök Türklere, yani Bilge-Kağan'a sunacaklardı.