Erkekler için yaşam sıçrayışlarla doludur: Bir bebek doğar, bir erkek ölür ve bu erkeği sarsar. Çiftliği kurması ya da yitirmesi de öyle. Oysa kadın için yaşam, zaman zaman kabarıp çekilen, küçük çağlayanların çağıldadığı düzgün bir akarsu gibidir. Durmadan akar o su. Kadın, yaşama böyle bakar. Ömrümüzün sonuna gelmedik. İnsanlar yaşayıp gidiyorlar… Belki biraz değişiyorlar ama yaşam yine de akıp gidiyor.
Açlığını yalnızca guruldayan midesinde değil, çocuklarının yüzünde de duyan bir adamı nasıl durdurabilirsin ki? Onu korkutamazsın. O başka insanların ötesinde bir korkuyu tanımıştır.