Bazen birden, hiç beklenmeyen bir zamanda zihne çarpıvermş hakikatler vardır ki senelerden biri katre katre, muhtelif zamanlarda döküle döküle birikmiş emarelerin küçük küçük, başlı başlarına manasız belirtilerin birdenbire doğuveren neticesidir. Bir hiç, fikirden geçen bir rüzgar, o manasız emarelerin,nişaneleri açıverir; bunlar, aralarından engel duvarlar kalkıvermiş zerreler gibi bir diğerine katılır, birbirini bulur, onlardan bir küme teşekkül eder ki görmemek mümkün olmayan bir hakikat hükmünü alır.
Aman ya Rabbi! Sevmek bu muydu?.. İnsanı güya bir mengene içinde sıkıp sıkıp da birisinin ayakları altına ezik, bitik, can çekişerek atmak isteyen bir öldürücü şey, sevmek bu muydu?..
Kadın ölünceye kadar boşa çıkan hayatına ağlar, yahut gözyaşları deva olmazsa başka bir yerde eğlence aramak ister. Erkek de hep kendi hareketine karısına sebep bulmaya çalışarak sonuna kadar devam edip gidecektir. İnsanlar tuhaftır! Fena bir şey yapmakta olduklarını hissedecek olurlarsa mutlaka en evvel vicdanlarını susturacak bir sebep bulurlar.
Ben de ona kalbimi verdim, aldı parça parça edip öldürdü, sonra da gerisin geriye fırlattı. insanlar kalpleriyle duyarlar, Ellen. O benim kalbimi mahvettiğine göre, onun hakkında bir duygu beslememe imkan yok.