“Alçakgönüllük sanatçıya uygun bir erdem değildir. Bir adamı gururunu, kıskançlığını ve açgözlülüğünü tatmin edecek bir şey yapana kadar eserini tamamlamaya, detaylandırmaya, iyileştirmeye, yok etmeye ve yenilemeye iten genellikle gurur, öykünme, açgözlülük, kötülüktür (tüm iğrenç nitelikler). Ve bunu yaparken dünyayı cömert ve iyi olandan daha fazla zenginleştirir, ancak bu süreçte kendi ruhunu kaybedebilir. Sanatsal başarının
paradoksu budur.”
Maskenin düştüğünü görmüştü ama arkasındaki maske de düşenin tıpkısıydı ve şimdi anlıyordu ki kaç maske düşerse düşsün, arkalarındaki maskeler birbirinin aynısı olacaktı.
Gün gibi ortada olan gerçeklerin önce ulaşılmazı oynayıp arayanları canından bezdirmeden meydana çıkmama huyları, uzmanların derinlemesine yapacakları bir analizin konusu olmalıdır, tabii söz konusu uzmanlar görünürle görünmezin birbirinden farklı, ama kesinlikle karşıt olmayan, doğaları üzerinde, bize gösterilen şeylerin en derininde, bin türlü kuşkumuzu haklı çıkaracak bir kendini olumsuzlama, soyunu tüketme, sıfıra doğru ilerleme, boşluğun hayalini kurma takıntısı yönünde bir kimyasal veya fiziksel özellik olup olmadığını incelemekten başlarını kaldırabilirlerse eğer.