emotion diary

emotion diary
@emotiondiary
Bir devlet olsaydım milli marşım pinkfloyd-marooned olurdu, bayrağım van gogh tablosu. Bateri çalarmış gibi yaparken birilerine yakalanma tedirginliğini sevmiyorum. Ve kader inanılması gereken değil, katlanılması gerekendir.
Sebepsiz yere engin denizleri seyre dalmanın çekimine kapılmayız. Derler ki o engin sular kim olduğumuzu tüm aynalardan daha iyi yansıtır.
Görüp görebileceğimiz tüm büyük eserler arasında bize en etkileyici ve en daimi deneyimi doğa sunar. Bunu, mevsimlerle birlikte değişiminde, dağlarda, denizlerde, çöllerde ve ormanlarda görebiliriz. Ayın her gece nasıl değiştiğini ve ay ile yıldızlar arasındaki ilişkiyi izleyebiliriz. Doğada hayret uyandırıcı ve ilham verici anlar asla eksik olmaz. ... Doğayla bağlantı kurarak kendi doğamıza yaklaşırız. Pantone kataloğundan renk seçerken, belirli sayıda seçenekle sınırlanırsınız. Doğaya adım attığınızda ise renk paleti sonsuzdur. Her bir kayaç, içinde öyle bir renk çeşitliliği barındırır ki birebir aynı tonu yakalayabileceğimiz bir boya kutusu asla bulamayız. Doğa, etiketleme ve sınıflandırma, indirgeme ve sınırlama eğilimlerimizin ötesine geçer. Doğal dünya bize öğretilenden çok daha zengin, iç içe geçmiş ve karmaşıktır. Ayrıca, çok daha gizemli ve güzeldir. Doğayla bağlarımızı güçlendirmek ruhumuza hizmet eder, ruhumuza hizmet eden şey de aynı şekilde sanatsal üretimimize hizmet edecektir.
Farkındalık uygulamalarımızı genişletecek seçimler yapmak her an mümkündür. ... büyük eserleri keşfe dalma seçeneğini değerlendirin. Edebiyatın en nadide örneklerini okuyun, sinemanın başyapıtlarını izleyin, en etkileyici tabloları yakından inceleyin, ünlü mimari yapıları ziyaret edin. Bu eserlerin standart bir listesi yoktur; herkesin büyüklük ölçütü farklıdır. "Liste" yer ve zamana göre sürekli değişir. ... Bununla birlikte, büyük sanat eserleriyle kurulacak her temas, bize yeni fırsat kapılan aralar. Eğer bir yıl boyunca her gün, haberleri okumak yerine klasik edebiyat okumayı seçerseniz bu sürenin sonunda medya yerine kitaplardan kazanacağınız büyüklüğü ve seçkinliği fark ve takdir etme duyarlılığınız, medya okuyarak elde edeceğinizden çok daha gelişmiş olacaktır. Sadece sanata dair değil, yaptığımız her seçim için geçerlidir bu; arkadaş seçimlerimiz, sohbet konusu seçimlerimiz, hatta üzerinde kafa yorduğumuz düşünceler için bile. Tüm bu hususlar, çok iyiyi iyiden, seçkini çok iyiden ayırt etme yeteneğimizi etkiler. Neyin zamanımıza ve dikkatimize değer olduğunu belirlememize yardımcı olur. ... Amacınız ayaküstü yemek yapmak bile olsa eldeki en iyi, en taze malzemeleri kullandığınızda ortaya muhtemelen daha lezzetli bir yemek çıkacaktır. Öyleyse lezzet duyunuza seviye atlatın. Amaç seçkinliği taklit etmeyi öğrenmek değil, içsel büyüklük ve seçkinlik ölçütümüzü hassasiyetle ayarlayabilmektir. Böylece bizi nihayetinde kendi büyük eserimize kavuşturması muhtemel yolda yapmamız gereken binlerce seçimi daha iyi yapabiliriz.
Sanatçı olmak bir yaşam tarzıdır Ya bir sanatçı olarak yaşarsınız ya da yaşamazsınız. Bu konuda iyi olmadığınızı söylemenin bir anlamı yoktur. "Benden keşiş olmaz" demek gibi bir şeydir bu. Ya keşiş olarak yaşarsınız ya da yaşamazsınız. Sanatçının eserini ürün olarak düşünme eğilimindeyiz. Sanatçının gerçek eseri dünyada var olma biçimidir.
Duyularımızı olana açma alıştırmalarını tekrarladığımızda, kesintisiz bir zihinsel açıklık içinde bulunmaya yaklaşırız. Bir alışkanlık ediniriz: genişletilmiş farkındalığın dünyada var olma biçimimiz haline geldiği bir alışkanlık. ... Farkındalık alışkanlığımızı pekiştirmek için her gün ya da her hafta belirli saatlerde belirli ritüelleri gerçekleştirdiğimiz günlük bir program oluşturabiliriz. ... Küçük ritüeller büyük bir fark yaratabilir. Her sabah uyandığımız gibi üç kez yavaş ve derin nefes alıp vermeyi alışkanlık haline getirebiliriz. Bu basit eylem, her güne dingin, dengeli ve anda kalarak başlamak için yol haritamız olabilir. ... Keza yemeklerimizi ana odaklanıp yavaşça her lokmanın tadını çıkararak yiyebiliriz. Doğada günlük yürüyüşler yapıp görüş alanımıza giren her şeye minnet ve bağlılıkla bakmayı deneyebiliriz. Ya da uyumadan önce birkaç dakikamızı kalp atışlarımızı ve kanın damarlarımızda akışını hayret ve hayranlıkla duyumsamaya ayırabiliriz. ... Farkındalık sürekli taze tutulmalıdır. Alışkanlık haline geldiğinde, iyi bir alışkanlık olsa bile tekrar tekrar yeniden canlandırılması gerekecektir. Ve bir gün gelecek, her zaman, her yerde farkındalığı uygulamayı başardığınızı, almaya hep açık olduğunuzu göreceksiniz.