Yalan, hepsi yalan..." Halk herşeyi bilir" demek dalkavukluğu bile, halkı kendilerinden ayrı, bambaşka,umacı, koskocaman bir dev yaratık görmek değil de nedir? Yalandan halkı sever göründükçe, halka dalkavukluk ettikçe, bu yalanlara gerçekten inanan benim gibi tektük kişiler, bilgisizliğin, görgüsüzlüğün , geriliğin kızgın, sonsuz çölüne sızan cılız sular gibi kuruyup, bitip gideceğiz.
Bir namuslu tutturmuş gidersiniz, dedi. Namuslu olup da ne olacak, bir iş beceremedikten kelli... Varsın çalsın çırpsın da, arada ucu kasabamıza da dokunsun. Sünepe, uyuntu oturmuş da çalmamış, ne çıkar efendi? Doğru mu dediğim? İnsanda ağız varsa elbet yiyecek. Adam odur ki, hem yesin hem yedirsin...