Bir Dostum anlatmıştı:
"Daha şehre girmeden,Aşkale de yattığım hanın kahvesinde,esirlikten yeni dönen yanık yüzlü, tek kollu bir biçare bana,giderken bıraktığı oğlu,karısı ve anasından hiçbirini, hatta evinin yerini bile bulamadığı için, girdiği günün akşamında şehri terkettigini söyledi.
-Peki simdi nereye gidiyorsun diye sordum.
Bir müddet düşündü. Yüzü alt üst olmuştu. Nihayet:
-efendi,dedi ;nereye gittiğimi ne sorarsın?
Geldiğim yeri sana söyledim,yetmez mi?
Doğru söylüyordu Geldiği yeri öğrenmiştim.
Ölüm bu kadar yakından kokladığı insanların peşini kolay kolay bırakmiyordu.Er geç bir tarafta karşılarına çıkıyor ,sofrasını açıyor,Buyurun diyordu.
Erzurum kısmından..