Emre karakaya

Ebu suud efendi Karınca fetvası
Günlerden Birgün zamanın kudretli padişahı Kanuni Sultan süleymanın huzuruna bir maruzat için çıkarlar. Maruzatta topkapi sarayının arkasında bulunan bölge olan Gülhane parkında karıncaların çoğaldığı ve karıncaların meyve ağaçlarına zarar verdiği arz edilmiştir. Padişaha izni vermesi halinde ilaclatilacagi ve karıncaların yok edileceği Maruzati aktarılmış. Fakat gerçekten kanuni olan ve bu sekilde hareket eden bundan dolayı kanuni denilen sultan süleyman bunun fetvasını devrin büyük alimlerinin ve seyhulislami olan Ebu suud efendiye sorar.padisah yazılı olarak sorup yazılı cevap almak ister. Padişah"meyve agaclarini sarınca karınca günah var mı karıncayı kırınca diye sualini sorar.ebuusuud efendi yazılı cevabında " yarın hak divanına varınca ,süleyman dan alır hakkın karınca der.
Tarih
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Halid bin Velid
Uhudta müslümanlara karşı , Sonrasında ise kafirlere titretir arşı . Elinde olsa sıfırlayacak müslüman olmadan önceki hayatı, Müslüman olduktan sonra savaşırken kardeşi oldu atı. Mute savaşında aldı Allah’ın kılıcı unvanını, Komutan olarak tayin edildiğinde hiç göstermedi şanını. Müslüman olarak girdi Mekke sokaklarına, Birden mazı canlanıverdi döküldü dudaklarına. Riddet hareketlerinin vazgeçilmezi, İslam’a karşı cüret gösteren fitnenin geçilmez kalesi. Museylemetul kezzap Yemâme savaşı ile kendini etti yem, Halid bin velidin şanını bilse görmezdi İslam’ı gözüyle kem. Müslüman olmadan önceki hayatı affettirmekti bütün amacı , Kafirlere o kuvvetle salladı kılıcı. Uyumayan ve uyutmayan şahsiyeti, ırak ve Şam diyarında getirtti İslam hakimiyetini. En çok korktuğu ölmekti yatağında , Onun içindir kılıç ve mızrak izi vücudunun her yerinde ve bağrında. Atı ve kılıcı idi kendisini Allah’ın kılıcı yapan, Düşlemedi hiç bu düşüncesinden kendisini saptıran. Kahramanlıktı ey yüce insan senin türkün, Bu türküyü gönüllere yazmasaydın insanlar İslam’a etmezdi sökün.
Cafer bin Ebu talib
İslamın ilk neferlerinin ilki, Habeşistanda Necaşiye islam davasını anlatırkenki diplomasinin ilk keskin dili. Olmasaydı kuranin ve Allah vergisi kendi belagaatı, Necaşi etmezdi kanaat. Müte savaşının seçilmiş komutanların ikincisi, Kutlu savaşın sancağının taşıyıcısı. Sancağı düşürmemek için bir eli koptuğunda diğer eline sancağı koyan,diğer eli koptuğunda kolları ile sancağı yere düşürmeyip islamın şerefini de yere düşürmeyen. Efendimizin müjdesi ile cennette, Cennette kırmızımsi iki kanadı renginde. Vücudunda 90 küsür kılıç ve mizrak yarası, Var mı onun gibi islam davasını göğüsleyen gönül tasası. Bu gönül yarası ki yarışır kendini yükseltmeye, Davasız gönül yarası eker nifak tohumlarını çorak gönüllere. Şehit düşmesi ile kurdu köprü ahirete, Yalan dünyadan göçtü irtihale.
Karanlığın zifiriginde ak sütün içinde ak kılı ayırt edebilen bir gençlik ... (Necip Fazıl Kısakürek)