emre çavdar

emre çavdar

, bir kitap okudu
4/10
·184 syf.··
2017 2. kitabı
Josh Malerman
5.9/10 · 3.312 okunma
Reklam
7/10
·167 syf.··
2017 1. kitabı
Ender ile çetin orta yaşlı iki dost, Lise yıllarından beri hayal ettikleri gibi Ankara da bir apartman dairesinde kendi ufak, durgun yaşantılarını kurmuşlar. Hayatlarına şimdiye kadar birçok kişi girmiş çıkmış, aralarına şehirler, yıllar, ölümler girmiş ama onlar hep korumuşlar dostluklarını. Ve bu yaz tatilinde dostlukları bir kez daha sınanacak. Tatilde bir trafik kazasında anne ve babasını kaybeden Fikret’in yeniden Amerika’ya dönmesi gerekir fakat ortada bir sorun vardır: artık yalnız kalan kız kardeşi Nihal. Nihal, Ankara Üniversitesi’nde öğrencidir ve okulunun bitmesine iki yıl vardır. Fikret’in Nihal’i emanet edebileceği kişi ise Ender ve Çetin’dir. Fikret, Nihal’i arkadaşlarına emanet eder ve Amerika’ya geri döner. Artık evde üç kişi yaşıyordur. Nihal anne ve babasını kaybetmiş olmanın yarattığı travmayı yaşarken Ender ve Çetin’le iletişim kurmak istemez. Fakat zamanla bu üç kişi arasında mecburiyetin de etkisiyle ismi konulamayan farklı bir yakınlaşma doğar. Kitapta anlatılan dostluk öyle güzel ki. Ender birlikte yaşadıklarını anlatırken siz de böyle bir dostluğu yaşamak istiyorsunuz, onların anılarını bir de ben canlandırayım diyorsunuz. Bu iki orta yaşlı adam bize dostluk kavramını tekrar hatırlatıyor ve kendilerine gıpta ederek bakmamızı sağlıyor. Kitaptan alıntılar: Benden okumak için kitap önermemi isteyenlerin kalbimi de istediklerini sanıyordum. Sonra onun her şeyini ezberledim ben! Aramızda bildiğimiz bütün dillerde geçen bir konuşma başladı. O konuşmayı kesmek, en azından benim için mümkün değildi. Dışarıda yağmur yağıyor, hoca kısmi türevi anlatıyor ve ben seni düşünüyorum. Onu etkilemek için her şeyi, en alçakça şeyleri bile yapabilir, en süslü cümlelerle aklını karıştırabilirdim.
Bizim Büyük ÇaresizliğimizBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 202010,1bin okunma
Puan vermedi·122 syf.··
2020 1. kitabı
·
1462 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2020 18:39
Güney Afrikalı yazar J. M. Coetze Düşman'da Robinson Crusoe'nun öyküsünü bir kadının bakış açısından ele alıyor. Daha doğrusu burada anlatılmak istenen Cuma'nın öyküsü. Ama romanın anlatıcısının da dediği gibi, "Cuma'nın dilinin öyküsü anlatılamaz bir öykü. Veya benim tarafımdan anlatılamaz bir öykü. Aslında, Cuma'nın dili hakkında bir sürü öykü anlatılabilir, ama gerçek öykü, bir dilsiz olan Cuma'nın içinde gömülü. Gerçek öykü, bir sanatın yardımıyla Cuma'ya bir ses vermenin yolunu bulana kadar bilinemeyecek." Hikayemiz Suson Burton'un kaçırılan kızını bulmak amacıyla bindiği Yeni Dünyaya giden bir gemide başlıyor.Bir süre sonra gemi mürettebat tarafından ele geçirilir.Kaptan öldürülür ve Suson Burton ile bir sandığa bindirilip okyanusun ortasına bırakılır.Yakınlarda görülen tek kara parçasına doğru kürek çekmeye başlar. Robinson ve Cuma ile karşılaşması böyle olmuştur işte.15 yıldır adada yaşamaya alışmış bu iki insana hayretle bakar ve hiç kurtulma istekleri olmayışı içten içe Suson'ı sinirlendirmeye başlar. Uzun bir süre adada yaşadıktan sonra bir gün bir gemi görülür ve adadan kurtulurla ama Robinson yaşlı ve hasta olduğundan karaya ulaşamadan ölmüştür. Suson kendini Robinsonun karısı olarak tanıtır. Geminin kaptanı Suson'a hikayelerini karaya çıkınca romana dönüştürmelerini tavsiye eder. Susan Daniel Defou'yu bulur (güzel ayrıntılardan bir tanesi :D) ve hikayesini yazdırmaya başlar...
DüşmanJ. M. Coetzee · Adam Yayınları · 1990135 okunma