"Aslında ölümle ilgili düşündüğümde
kısa insan yaşamında asıl yas tutulan şeyin ölmek değil, hiç yaşamamak olduğunu anlıyordum. İnsanlar öyle hor kullanıyordu ki yaşama şansını gerçek yaşamda hiç şansları olmuyordu. Çalışmak ve
çabalamakla geçip giden hayatlar için; o hayatlar son bulduğunda
ıstırap içinde kalıyorduk. Belki de bu bize kendi ölümümüzü düşündürüyordu, kendi yaşayamadığımız hayatı ama en kötüsü de bunu
değiştiremiyorduk. Doğduğumuz yeri, coğrafyayı, aileyi, şartları..."