Türklerin, Balkanlar ve Anadolu'da ki yerleşimlerine ve savaşlara dair kısa kısa konulara yer veriyor.
Soru cevap şeklinde ilerleyen, aynı zamanda sıkılmadan tarih okumanın zevkine varacağınız bir kitap.
"Sana, beni hiç tanımamış olan sana." Bu cümleyle başlayan bir mektup düşünün..
Aşık olduğu adama yıllarını ve hayatını vermiş bir kadın hayal edin.
Edemezsiniz. Bu kitabı okuduktan sonra tekrar hayal edin ya da yaşayın.
(Kitapta geçenleri hiçbir şekilde onaylamasam da yarıda bırakmayı düşünsem de bitirebildim)
Beyaz Diş, yarı kurt yarı köpek bir hayvanın öykü niteliğinde hayatını anlatan bir kitap.
İnsanlar ve doğa içerisindeki maceraları ve serüvenlerini Beyaz Diş konuşuyormuş niteliğinde anlatılıyor.
Yanlış kişilerin onu tanıması ve vahşice davranması onu çevresine karşı vahşi bir yaratık olarak tanınmasına yol açıyor.
Weedon Scoot'ın onu tanımasından sonra iyi davranması ve sevgi göstermesi Beyaz Diş'e alışılmış yaşamından zıt yönde etki etse de, o da sevgiyi tanıyor.
Kitabı okurken belgesel izliyormuş havasına girebilirsiniz yada çok kaptırmışsanız olayların içerisinde kendinizi bulabilirsiniz.
Zekiliği, detaycılığı ve görünmeyeni görmesiyle bildiğimiz Holmes, bu kitapta da farklı farklı olayları aydınlatmaya çalışıyor.
Bazı olayların sonuçlarına iş işten geçtikten sonra ulaşması üzücüydü. İpucu üzerindeyken keyfinden ödün vermemesi de bi o kadar mükemmeldi.
Watson'ın iyi bir dost olması yanında iyi de bir dinleyici olması, Sherlock Holmes'un olayları anlatırken farklı düşünmesini de sağlamıyor değil.
(Okuması merak uyandırıcı ve akıcıydı. Muhtemelen bir sonraki okuyacağım kitapta Sherlock Holmes olacak.)
Güneşe matem düşmeye devam ediyor.!
Hacer öğretmen meğer ki ne güzel bir insanmış. Kocasının daha çok para kazanma hırsıyla mı uğraşsın, yoksa oğlunun vurdum duymaz davranışlarıyla mı.?
Son bölümlerde geçen düşler ülkesini pek çok insan kendi içinde hayal etmiştir.
(Kitap mutlu sonla bitiyor.)