"Ben diyor Marla, insanların büyük bir aşkla sevdiği ve sonra bir saat ya da bir gün geçmeden kaldırıp attığı şeyleri seviyorum. Noel ağaçları gibi mesela. Bir süre için bütün dikkatler onların üzerindedir; ama Noel'den sonra otoyol kıyısına atılmış o ölü ağaçları görürsün. Yılbaşı süsleri hala üstlerindedir. O ağaçları görünce, arabaların altında kalmış hayvanları düşünürsün. Ya da seks saldırılarının kurbanlarını; donlarını ters giymiş, ağızları siyah izolasyon bandıyla kapatılmış insanları."
-Kafanıza bir kuşun sıkacaksınız diye karşıma geçip övünüyor gibisiniz sanki?
-İnsanların hiçbir şey yokmuş gibi yaşamayı sürdürmeleri beni hep şaşırtmıştır.
"...dalda yaprak gibi titriyordu, düşünmekten korkuyor, ama düşlerde olduğu gibi birbirini izleyen hayallerden de kurtulamıyordu. Hayaller durmadan el edip onu kendine çekiyor, sonra da çürük bir ipliğe bağlıymış gibi kopup dağılıveriyorlardı."