"Saat, on ya da on birde, hatta bazen gece yarısından sonra eve dönüyorum. Biraz piyano çalıyorum, ağlıyorum, gülüyorum, mumları söndürüp uykuya dalıyorum ve rüyamda daima seni görüyorum."
Ahlak bakımından değil, milliyet bakımından Floransalı olan Dante Alighieri'nin Komedyası son buluyor. Bütün komedyada özellikle Yunan mitolojisine ilgi duyan okurların ilgisini çekebilecek göndermeler var. Ağır, kalabalık bir anlatım da yine bütün komedyada mevcut. Fakat komedyanın ana fikri, Dante'nin hayal gücü ve bilgisi benim komedyada en çok beğendiğim şeyler oldu.
"Sen: Indus sahillerinde bir adam dünyaya geliyor diyordun, orada bir kimse yoktur ki, İsa'dan bahsetsin, onun hakkında bir şey okusun veya yazsın. O adamın bütün istekleri, yaptığı bütün iyi işler, insan muhakemesinin görebildiği ölçüde erdemde ve sözde günahsızdır. Bu adam vaftiz edilmeden, imansız ölüyor. Onu mahkûm eden adalet nerede kalıyor? İman etmemişşe, günahı nerede?"
"Yalnız şu kadar diyebilirim ki, yüzüne bakmaya başladığım andan itibaren ruhum her türlü arzudan sıyrıldı, doğrudan doğruya Beatrice'de ışıldayan ezeli mutluluk, onun güzel yüzünden yansıyarak beni mesut ediyordu."