• Cennet, ilk yedi katı iç içe geçmiş yedi gökten oluşan, on katlı, kâinatın tümünü saran, ötesi olmayan en yüce yapıdır. Maddeden tamamen arıdır. Yalnızca duyularla algılanır, çünkü saf ışığın sarıp sarmaladığı, zaman mefhumunun olmadığı bir dünyadır. Dante’ye Cennet yolculuğunda Araf’ın tepesinde Vergilius’un yerini alan Beatrice eşlik eder. Şair ilk yedi katı geçip de sekizinci ve dokuzuncu katlara geldiğinde bu yolculuk boyunca neden sürekli olarak tarihi şahsiyetleri gördüğünü öğrenir. Bu tanrısal bir sırdır ve ancak ahlak ve erdem sahibi inanlı kimselere bahşedilmiş ruhsal bir taçlandırmadır. Ve son kata ulaştığında ise çiçekli iki sahil arasında süzülen bir ışık nehriyle karşılaşır. Burası ezeliyetin ve ebediyetin sahibi Tanrı’nın katı, sonsuz ışığın kaynağı arşıâlâdır.
• Üçlemenin son kitabı olan cennet, Buradaki ruhlar; bilgeliğe ve ilahi aşka ulaşmış, artık dünyevi arzuların ötesinde, saf bir bilinçle var olmuşlar.
İnsanın aklına şu soru geliyor. Cennet, yalnızca ödül müdür, yoksa insanın içsel dönüşümüyle kendi içinde yarattığı bir bilinç hali midir?
• Herkese keyifli okumalar diliyorum ..!
• Kitaplarla kalınız..!
Kitabın tüm serisi Cennet'le birlikte bitmiş bulunmakta.
Cennet Cehennem kadar bana hitap etmese de çok güzeldi,bana çok şey katan bu seriyi tekrar tekrar okumak istiyorum. Mükemmeldi.
Dante’nin yolculuğu, Cennet ile ilahi ışığın kalbine ulaşır. Rehberi artık Beatrice’tir; çünkü burada akıl değil, inanç ve aşk rehberlik eder.
Katman katman yükselerek göksel küreleri geçerken Dante, yalnızca evreni değil, Tanrı’yı anlama çabasını da yansıtır.
Bu bölüm, dünyevi olanın silinip sonsuz ışık ve sevgiyle birleştiği andır. Son söz Tanrı’ya aittir; ama O’na ulaşan yol, insanda başlar.
Dünya edebiyatının en büyük başyapıtlarından biri olan İlahi Komedya üç bölümden oluşur: Cehennem, Araf ve Cennet.
İtalyan Şair,
Dante Alighieri, hiçbir zaman sevgili Floransa’sına dönemediği o meşum sürgün yıllarında yazdığı ve öteki dünyaya yaptığı düşsel geziyi anlattığı bu eserinde genç yaşında kaybettiği biricik aşkı Beatrice’sini ararken, bir yandan tanrısal düzenin gizlerini, bir yandan da antik çağların ezoterik sırlarını çözmeye çalışır.
İlahi Komedya’yı genel olarak sevdim. Dante’nin kalemini, kurduğu evreni ve bu büyük yolculuğun cesaretini gerçekten takdir ediyorum. Ama dürüst olmak gerekirse, Cennet diğer iki kitaba kıyasla bana
İlk defa bir kitabın beni yorduğuna şahit oldum. İnatlaştığım için de kitabı bitirmek çok zor geliyor. Çok güzel bir seri ama son kitabında tıkandım. Kitaba elim gitmiyordu. Açıkçası daha uzun bir zaman ve sabırla bu kitabı okumak isterdim. Bahsedilen kişi ve olayları araştırarak. Çok iyi bir seri ama böyle bir iz bırakacağını tahmin etmezdim. Bir daha elimi süreceğimi sanmıyorum. Belkii yıllar sonra
İnsan kendine uygun olmayan
bir yazgıyla karşılaşırsa, yerini bulamayan
her tohum gibi, ulaşamaz başarıya.
Doğanın önerdiği ilkelere
uyum gösterseydi eğer aşağıdaki dünya,
çok daha iyi bir toplum olurdu yeryüzünde
Ama siz, kılıç kullanması gerekeni
dine yöneltiyor, vaaz vermesi gerekeni
kral yapıyorsunuz;
İşte bu nedenle doğru yoldan sapıyorsunuz.
İlahi Komedyanın son bölümü.Cehennem ve Araftan sonra büyük merakla başladım.Aynı tadı alamadim.Konusu muazzam fakat dipnotların,ilahi tanımların, dönem karakterlerinin ve İtalyan tarihinin çok fazla olmasından dolayi sindirerek okuma durumum olmadı.Gozum sürekli dipnottaydi.
Ve seri bitti.
Cennet en zorlandığım kitap oldu. Daha fazla tarihi ve mitolojik karakterler olması, zaman ve madde kavramı olmaması, gezegenlerle metafor yapılması, her şey birbirine girdi kısaca. Sadece kendi dinine inananlar cennetteydi. Yolculuğun amacı sevdiği kadını ilahlaştırmaktı.
Dante'nin bu mükemmel üçlemesini, onun fazlaca deyimi olan "sevgili okur" vasfı ile okuyup maceranın sonuna geldim. İLAHİ KOMEDYA'ya dair aklımda onun uzun ve sürükleyici şiirsel anlatımları ve fazlaca yer verdiği tasvirler kalacak. Okuyacak olan tüm okurlara iyi okumalar dilerim.
Dante Alighieri (Mayıs-Haziran 1265, Floransa - 14 Eylül 1321, Ravenna) İtalyan ozan ve politikacı. En bilinen eseri, Ahirete yapılan bir yolculuğu anlattığı İlahi Komedya`dır (La Divina Commedia). Bu eser Cehennem, Araf ve Cennet isimlerinde üç ciltten oluşmuştur. Dünya edebiyat tarihinin en büyük eserlerinden biri kabul edildiği gibi, modern İtalyanca`nın da temelini oluşturur... Domenico di Michelino (1465): Dante ve kitabı, Floransa Modern Avrupa ve İtalya için önemli bir figürdür ve İtalya'daki metal 2 euro'ların tura tarafında Dante'nin resmi vardır... Dante denince ilk akla gelen isim belki de onun sonsuz bir aşk ile bağlandığı Beatrice'dir (Türkçe okunuşu: Beatris). Dante'nin çocukluğu ve gençliği hakkında çok az bilgiye sahip olunsa da, şairin dokuz yaşındayken kendisinden bir yaş küçük Beatrice'ye aşık olduğu kesin olarak bilinmektedir. Komşuları Floransa'lı şövalyelerden olan Folco di Ricovero de' Portinari'nin kızı Beatrice ile komşularının evindeki bir eğlence sırasında tanışmıştı. Tanıştığı ilk andan beri Dante Beatrice'e büyük bir tutkuyla bağlandı. Beatrice ile ikinci kez karşılaştığında on sekiz yaşındaydı, bu ikinci karşılaşmadan sonra Beatrice'e olan sevgisi daha da derinleşti. Beatrice'e olan aşkı yazımını ve şiire olan bakış açısını büyük oranda etkileyecekti; İlahi Komedya'nın tohumlarını atan belki de Beatrice'ye olan aşkıydı. Dante aşkından sevgilisine hiçbir zaman söz etmemiştir, nitekim 1288 yılında Beatrice Floransa'lı şövalyelerden Simone dei Burdi ile evlendi. Fakat Beatrice evliliğinden sadece iki sene sonra, 1290'da, yirmi dört yaşında öldü. Beatrice'nin ölümünden sonra Dante çalışmalarına daha sıkı sarılmış, Latin edebiyatı ve felsefeye kendisini adamıştır. Kuşkusuz Beatrice'nin ölümü Dante için büyük bir şoktu ve yazarın yazım hayatını da fazlasıyla etkiledi. Beatrice'nin çok genç bir yaşta ölmesi, Dante'nin onu ölümsüzleştirmesine yol açmış, fikriyatında Beatrice'ye maddi, ölümlü ve insani bir görünümden ziyade manevi, ölümsüz ve ilahi bir görünüm vermesine neden olmuştur.