Emre Türker

Hannah Arendt'e göre düşünmek, sadece entelektüel bir faaliyet değil, ahlaki bir zorunluluktur. Kötülüğün sıradanlığı, insanların soru sormayı bıraktığı, sadece kendilerine verilen görevleri (nasıl yapacaklarını) yerine getirdikleri yerde başlar. Arendt der ki "Düşünmek, alışkanlık haline gelmiş olan her şeyi sarsmaktır." Soru sormak, dünyanın olduğu gibi kalmasına izin vermeyen bir eylemdir.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Her eğrinin, her eksik gediğin, her kusurun, her hatanın sorumluluğunu üzerine almakta da onun üstüne yoktu. Parçalanmış, dağılmış her hayatın hesabı bir parça ondan sorulurdu ve bir hayatın dağılması için yapılan şey kadar, bir hayatın toplanması için yapılmayan şey de onun boynuna vebaldi sanki. Bilerek ve isteyerek kimseye bir kötülüğünün dokunmadığı muhakkaktı ama o bilmeyerek ve istemeyerek de olsa kimseye bir fenalığı dokunmuş mu, bunun hesabındaydı. Ezcümle, hayatın bariz kantarlarından çoktan geçmiş, kalbin hassas terazisine düşmüşlerdendi.
Pazarlamanın temeli, insanı "şu anki halinden" soğutmak ve ona "yarınki potansiyelini" satmaktır. Biz "şimdi"yi yaşıyor olsaydık, "yarın daha iyi görüneceksin" vaadi hiçbir işe yaramazdı. Sistem bizi sürekli bir erteleme modunda tutuyor; hayatın kendisi değil, hayata hazırlık aşaması dev bir pazar yeri haline gelmiş durumda.
Mutfaktan sofaya geçerken havadaki bahar kokusunu içine çekti. Mimozalar patlamış, meyve ağaçları tomurcuklanmış, su yürümüştü bütün damarlara. Kışın orduları çoktan mağlûp, topraktan koku, sudan buhar yükseliyordu. “Ya Hayy!” dedi, ölmüşlere can üfleniyordu.
Sistemin "Gelecek" Satıcılığı ve Erteleme Endüstrisi
Sistem, bizim "şimdi"den memnun olmamızı asla istemez. Çünkü şimdiyle barışık, elindeki anı yaşayan bir insan, sistemi ayakta tutan o devasa tüketim çarkını döndürmez. Markalar bize ürün değil, "gelecekteki o mutlu versiyonumuzu" satıyor. Reklamlar sürekli fısıldıyor: "Bu kremi alırsan üç ay sonra cildin böyle olacak", "Bu yatırımı yaparsan on yıl sonra böyle dinleneceksin."