Emre Türker

Hannah Arendt'e göre düşünmek, sadece entelektüel bir faaliyet değil, ahlaki bir zorunluluktur. Kötülüğün sıradanlığı, insanların soru sormayı bıraktığı, sadece kendilerine verilen görevleri (nasıl yapacaklarını) yerine getirdikleri yerde başlar. Arendt der ki "Düşünmek, alışkanlık haline gelmiş olan her şeyi sarsmaktır." Soru sormak, dünyanın olduğu gibi kalmasına izin vermeyen bir eylemdir.
Reklam

Emre Türker

, bir kitabı okumaya başladı
İlber Ortaylı
9.7/10 · 143 okunma
Her eğrinin, her eksik gediğin, her kusurun, her hatanın sorumluluğunu üzerine almakta da onun üstüne yoktu. Parçalanmış, dağılmış her hayatın hesabı bir parça ondan sorulurdu ve bir hayatın dağılması için yapılan şey kadar, bir hayatın toplanması için yapılmayan şey de onun boynuna vebaldi sanki. Bilerek ve isteyerek kimseye bir kötülüğünün dokunmadığı muhakkaktı ama o bilmeyerek ve istemeyerek de olsa kimseye bir fenalığı dokunmuş mu, bunun hesabındaydı. Ezcümle, hayatın bariz kantarlarından çoktan geçmiş, kalbin hassas terazisine düşmüşlerdendi.
Pazarlamanın temeli, insanı "şu anki halinden" soğutmak ve ona "yarınki potansiyelini" satmaktır. Biz "şimdi"yi yaşıyor olsaydık, "yarın daha iyi görüneceksin" vaadi hiçbir işe yaramazdı. Sistem bizi sürekli bir erteleme modunda tutuyor; hayatın kendisi değil, hayata hazırlık aşaması dev bir pazar yeri haline gelmiş durumda.

Emre Türker

, bir kitabı okumaya başladı
Falih Rıfkı Atay
8.5/10 · 374 okunma
Reklam