Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 45 dk.
Sayfa Sayısı:
203
Basım Tarihi:
Kasım 2018
İlk Yayın Tarihi:
1981
Yayınevi:
Pozitif Yayınları
ISBN:
9786055514426
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

kurtuluş
9/10
·203 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
Ulu Önder'in yanında 15 yıl geçiren kişinin ağzından, Ulu Önder'in tanımak ayrı bir ayrıcalık oluyor okurlar için ayrı bir keyif veriyor. Atatürk'ü teşhisi neden en doğru teşhis doğal bir biçimde açıklıyor. Türkiye'nin geçirdiği askeri müdahaleler ile ilgili kişisel görüşlerini anlatan bir kitap. Dönemin ruhunu yalın bir şekilde anlatmış. O dönemi anlamak için mutlaka okunması gereken bir kitap. Falih Rıfkı Atay'ın sağlam kalemine şükranlarımı sunarım.
Tarih
KurtuluşFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 2018374 okunma
10/10
·203 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
238 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2020 22:42
Atay bu kitabında III. Selim dönemi ile 27 mayıs 1960 tarihleri arasında gerçekleşen altı ihtilalle bu ihtilallerin Türk insanına kazandırdıkları ve kaybettirdikleri hakkında görüşlerini dile getiriyor. Umarım hızlı bir şekilde bu kitabıda bitirebilmeyi umuyorum.
KurtuluşFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 2018374 okunma
kurtuluş
6/10
·203 syf.··
2022 10. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2022 16:51
Kitap Falif Rıfkı Atay'ın 60'lı yıllardaki gazete yazılarından meydana geliyor. Yayınevi muhtemelen kitap daha çok satsın diye kitabın adını Kurtuluş (kitap içindeki yazılardan birinin başlığı) koyarken kapağa da Atatürk, Fethi Okyar ve Lenin'i koyarak kitap içeriğini Kurtuluş Savaşı ile ilişkilendirmeye çalışmış. Böyle şeyleri etik bulmuyorum. Kitap içindeki yazılara gelecek olursak çoğunlukla Falih Rıfkı'nın dönemin siyasetçilerini, siyasi hareketlerini ve toplumdaki bazı kesimleri eleştirdiģi görünüyor. Kısmen ise eleştirilerini Atatürk ve dönemine atıf yaparak veya Osmanlı'nın son döneminden örnek vererek güçlendirmeye çalışmış. Falih Rıfkı, solu da eleştirmiş sağı da ve hatta ortayı da...
Tarih
KurtuluşFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 2018374 okunma
Puan vermedi·203 syf.·
2020 74. kitabı
Kitabın adına bakarak 'Kurtuluş Savaşı'mızın anlatıldığını düşünebilirsiniz fakat anlatılan 'Kurtuluş' vatanımızın kurtuluşu değil de toplumumuzda mayalanmış, özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasında en etkili faktörlerden biri olan düşünce dünyasındaki geri kalmışlıktan akla özgürlüğe veren kurtuluş ve Atatürk devrimleri anlatılmıştır. Belirli bir kronoloji ve düzen takip edilmemiş. 3. Selim'den 1960 yıllara kadar uzanan süre içinde gerçekleşen ihtilallerin sosyal- siyasi sebepleri anlatılırken; o dönemlere dair dünya düzenindeki diğer ülkelere dair çıkarımlar ve kıyaslamalar da yapılmış. Atatürk dönemi ve sonrası sosyalist - komünist ideoloji sahiplerinin ülkemizde gerçekleştirmeye çalıştığı programlar, kapitalist Amerika ile mücadeleleri ile birlikte Atatürk devrimlerinin topluma benimsetilme çabaları ve bunlara ters yönde kendi çıkarlarlarına aykırı geldiği için reaksiyon gösteren grupların çalışmaları kitapta genişçe yer tutuyor. Bu ülkede zaten Atatürk'ü ne kadar insan anlayabilmiştir ki; onun izinden gittiğini ve devrimlerinin koruyucusu olduğunu iddia edenler bile, devrimlerine karşı çıkan bazı dinci!ler kadar Atatürk'ü suistimal edip inşa ettiği yapının yanlış anlaşılmasına ve dünden ona düşman olmaya meyilli grupların eline istedikleri fırsatı vermişlerdir. İyi okumalar.
Tarih
KurtuluşFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 2018374 okunma
10/10
·203 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2021 01:00
Falih Rıfkı Atay yaşadığı dönemi büyük bir açıklıkla ve anlaşılır bir dille anlatıyor. İlginç tespitleri var ve bunların en önemlisi ülkenin ferahlığının Atatürk’ün çizgisinden ayrılmamakla mümkün olduğunu belirtmesi. En çok etkilendiğim sözü Atatürk’ün bir 30 yıl önce doğması gerektiğini ve bir 10 yıl daha yaşaması gerektiğini söylemesi. Sanırım bunda hemfikiriz. Doğru söze ne hacet.
KurtuluşFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 2018374 okunma
10/10
·203 syf.··
2020 51. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2020 10:55
Benim gibi Falih Rıfkı Atay okumayı seven bir okur kesinlikle bu kitabını da okumalı, 200 sayfa bir kitap zaten en fazla 3 4 gün içinde biter diye düşünüyorum. Kitapta sadece bir tek dönemden bir tek ülkeden yahut bir tek anlayıştan bahsedilmemiş, hayatı boyunca gördüklerini ve yaşadıklarını anlatmış, akıcı bir kitap. Mesela bir bölümde Atatürk ile ilgili olan anılarından, bir bölümde Osmanlı Devleti'nin durumundan, diğer bölümde Almanya, Rusya, İngiltere gibi devletlerin durumlarından ve liderlerinden bahsetmiş, ya da Sosyalizm, Komünizm gibi akımlardan söz etmiş. Ayrıca Atay ile ilgili en hoşuma giden durum, Osmanlı Devleti'nin son dönemi, Atatürk dönemi/Tek Partili Dönem ve Atatürk sonrası, İnönü dönemi/Çok Partili Dönem olmak üzere üç dönemi de yaşamış olmasıdır. Bu yüzden her dönem arasında, tabii kendi bakış açısına göre, bir kıyaslama ve karşılaştırmayı rahatlıkla yapabilmektedir.
Tarih
KurtuluşFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 2018374 okunma
TÜRK’DEN GARSON OLUR MU?
Puan vermedi·203 syf.··
2024 60. kitabı
Atatürk’ün yapmak istediği tam olarak neydi? Sevan Nişanyan’dan duyduğuma göre, Batı standartlarına uygun bir Türk burjuvası yaratmak. Bu görüşe sonuna kadar katılıyorum. Zaten yaşadıkları çağda,
KurtuluşFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 2018374 okunma
8/10
·203 syf.··
2024 30. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2024 01:01
Falih Rıfkı Atay bu kitabında III. Selim döneminden beri batılılaşma sürecinin nasıl sekteye uğratıldığını kaleme almış. Atatürk en doğru tespiti yapmış, en doğru reformlarla devleti regüle etmiştir, buna rağmen yıllar yılı bu devlet deforme olmuştur. Özellikle İsmet paşanın CHP’yi sola çekmesi, rusçu bakış açısı çok yanlıştır, komünizm Türkiye’nin sonudur. Atatürk komünist değildir, Atatürk karma ekonomiyi savunur, özgürlüğü savunur, devletleştirme Ata için zorunluluktan ibarettir. Kitabın son 100 sayfasına türk soluna yaptığı eleştirilerden ibarettir.
Tarih
KurtuluşFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 2018374 okunma
Puan vermedi·203 syf.·
2017 290. kitabı
On sekizinci yüzyılın sonlarından beri kurtuluş yolları ararken altı ihtilal yapıldı. Doğru 'teşhis' koyan ve doğru 'tedavi' yolu gösteren yalnız Atatürk oldugunu anlatır." -Falih Rıfkı Atay-Atay bu kitabında, III. Selim dönemi ile 27 Mayıs 1960 tarihleri arasında gerçekleşen altı ihtilalle bu ihtilallerin Türk insanına kazandırdıkları ve kaybettirdikleri hakkındaki görüşlerini dile getiriyor. Milli Mücadele yıllarına birebir tanıklık eden Atay, eserinde Türkiye Cumhuriyeti'nin birçok konuda hâlâ bağımsızlık ve özgürlük mücadelesi verdiğine değinmekte ve bunlar için asıl çözüm yolunun sağ ve sol görüşten ziyade, Atatürkçülükte olduğunun altını çizmektedir. Bu eser Falih Rıfkı Atay'ın gözünden Atatürk sonrası Türkiyesi'nin de bir panoraması...Zeytin Dagı ile anlatım dili aynı.keyifili okumalar...
Tarih
KurtuluşFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 2018374 okunma
9/10
·203 syf.··
2023 40. kitabı
Kitabın adından bunun Kurtuluş Savaşı ile alakalı bir kitap olduğunu düşünebilirsiniz ancak bu vatan toprağı yerine toplumun dimağını açmaya yönelik yazılmış bir kitap... Yazar bu kitabında karşılaştırmalı olarak altı değişik ihtilalden örnekler vererek, bu ihtilallerin Türk ulusuna kazandırdıkları ve kaybettirdikleri hakkında bir muhakeme yapmamızı sağlıyor. 3.Selim dönemiyle başlayan ihtilaller dönemi 27 Mayıs 1960'a kadar sürmüştür. 80 ihtilali yazarın ölümünden sonra gerçekleştiği için kitapta bahsedilmese de diğerlerinden çok farklı olmadığı görülmüştür. Her yozlaşma ve her devir kendi güçlerini oluşturur. Bu güç kendini kurtarmak için bazen ülkeyi ateşe atabildiği gibi bazen de Atatürk gibi yepyeni bir devlet kurmayı başarır. Falih Rıfkı Atay bu eserinde Atatürk sonrası Türkiye'nin durumunu geçmişle karşılaştırarak bize geniş bir bakış açısı sunuyor. Kesinlikle okunmalı... İyi okumalar :)
KurtuluşFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 2018374 okunma

Yazar Hakkında

Falih Rıfkı AtayYazar · 40 kitap
Falih Rıfkı Atay (1894, İstanbul - 20 Mart 1971, İstanbul), Türk gazeteci, yazar, milletvekili. Cumhuriyet döneminin en etkin gazetecilerindendi. İzmir'in kurtuluşundan sonra Mustafa Kemal ile tanışıp dostluğunu kazanan Falih Rıfkı, özellikle Atatürk'ü yakından tanıtan anılarıyla ünlendi. 1923-1950 yılları arasında milletvekili olarak siyasette yer aldı. Cumhuriyetin kurucusu Atatürk'e yakınlığı nedeniyle çok önemli olaylara tanıklık etmiş ve kişisel tarihi cumhuriyet tarihi ile özdeşleşmiştir. Sakarya ili Kaynarca ilçesi Büyükkaynarca köyünden İstanbul'a yerleşmiş bir ailenin çocuğu olan Falih Rıfkı Atay 1894 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Babası Hoca Hilmi Efendi, annesi Huriye Cemil Hanım idi. Ortaokulu Mekteb-i Tahsil Mektebi'nde lise öğrenimini Mercan İdadisi'nde tamamladı. İdadide edebiyat öğretmeni olan Celal Sahir Bey (Erozan) ile kendisinden bir ileri sınıfta okuyan Orhan Seyfi (Orhon), edebiyat zevkinin gelişmesine yardımcı oldu. II. Meşrutiyet'in ilanı edildiği 1908 yılında girdiği Darülfünun Edebiyat Fakültesi'ni 1912'de bitirdi. 1911'de ilk yazıları, Servet-i Fünun dergisinin genç yazarlara ayrılan ek sayfalarında yayımlandı. Tecelli (1911) dergisi ile Süleyman Bahri'nin yönettiği Kadın (1912) dergisinde Cenap Şahabettin ile Ahmet Haşim'in eserlerini hatırlatan şiirleri çıktı. 1912'den itibaren Tanin gazetesinde düz yazılar yayımladı. 1913'te memuriyet hayatına başlayan Falih Rıfkı, Sadaret ve Dahiliye Nazırlığı kalemlerinde çalıştı. Dahiliye Vekili Talat Paşa ile birlikte resmi görevle Bükreş'e gittiğinde Tanin Gazetesi'ne röportajlar gönderdi. Bu dönemdeki yazıları, Türkçülük ve Türkçecilik akımlarının etkisini taşıyordu. I. Dünya Savaşı'nda yedek subay olarak Suriye'ye gitti ve Cemal Paşa'nın özel katipliğini yaptı. Suriye ve Filistin'deki savaş anılarını Ateş ve Güneş (1918) kitabında topladı. Cemal Paşa'nın Bahriye Nazırı olması üzerine Kalemi Mahsusa müdür yardımcılığına getirildi (1917). 1918'de Ali Naci (Karacan), Necmettin Sadık (Sadak) ve Kazım Şinasi (Dersan) ile birlikte Akşam Gazetesi'ni kurdu. Gazetede, Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen yazılar yazdı. Damat Ferit Paşa hükümetinin vatanseverleri yargılamak üzere kurduğu, halk arasında "Kürt Nemrut Mustafa Divanı" diye anılan mahkemede Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen yazıları nedeniyle idamı istenerek yargılandı. İkinci İnönü Muharebesi'nin kazanılması üzerine Divan-ı Harp tutumunu değiştirince idamdan kurtuldu. 10 Eylül 1922'de Anadolu'ya geçti. Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen yazılarını Tanin ve Hakimiyet-i Milliye gazetelerinde sürdürdü. Savaşın ardından Tetkik-i Mezalim Heyeti'nde görevlendirilen Falih Rıfkı, Halide Edip, Yakup Kadri, Mehmet Asım ile birlikte Yunan ordusunun yakıp yıktığı yerleri saptamak üzere tüm Batı Anadolu'yu dolaştı. 1923'ten TBMM'ye girdi ve aralıksız 27 yıl milletvekilliği yaptı. 1923-1927 arasında Bolu , 1927-1950 arasında Ankara milletvekili olarak mecliste yer aldı. Bir yandan da çeşitli tarihlerde Hakimiyet-i Milliye, Ulus, Milliyet gazetelerinde başyazarlık yaptı. Köşe yazılarında Atatürk devrimlerini ve batılılaşmayı savundu. Yeni Türk Alfabesinin hazırlanması ve uygulanması sırasında Dil Encümeninde görev aldı. Ulus gazetesinin başyazarlığını yaptığı dönemde Ankara şehir planı jürisinde üyelik ve İmar Komisyonunda başkanlık yaptı. Bu dönemde 1937 yılındaki Trakya Manevraları'na katılmıştır. İzmir'in kurtuluşundan sonra tanıştığı Mustafa Kemal'in dostluğunu kazandı ve bu döneme an ilişkin anılarını Atatürk'ün Bana Anlattıkları (1955), Çankaya (1961) ve Atatürk Ne İdi? (1968) adlı kitaplarda topladı. Atatürk'ün çok yakınında bulunması ve önemli olaylara tanıklık etmesi yapıtlarına ayrı bir önem kazandırdı. Demokrat Parti'nin 1950'de iktidara geçmesinden sonra Dünya gazetesini kurarak (1952) muhalefete geçti; yeni iktidara karşı Atatürk devrimlerini savundu. Ölünceye dek bu gazetenin başyazarlığını sürdürdü. 20 Mart 1971'de kalp krizi sonucu İstanbul'da hayatını yitirdi. Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Falih Rıfkı Atay, gezi yazılarını ve anılarını topladığı kitaplarıyla Cumhuriyet döneminde bu türlerin ilk özgün örneklerini verdi. Zeytindağı (anı-1932, 1964), Faşist Roma, Kemalist Tiran, Kaybolmuş Makedonya (gezi-1930) ve Pazar Konuşmaları (fıkra-1966) başlıca yapıtlarıdır. Atay, sağlam, çekici anlatımı ve duru Türkçesiyle basının en usta kalemlerinden biriydi. Türkçeyi süssüz, sanatsız ama etkin kullanmayı amaçladı. Siyasi konuları işleyen fıkra ve başyazılarıyla tanınan Atay gezi, anı, makale ve sohbet türlerinde birçok kitap yayımlamıştı; Cumhuriyet döneminin en etkin gazetecilerindendi. Eserleri ANI : Ateş ve Güneş (Suriye ve Filistin savaş anılan, 1918), -Zeytindağı (1932), -Atatürk'ün Bana Anlattıkları (1955), -Mustafa Kemal'in Mütareke Defteri (1955), -Çankaya (1961), -Batış Yılları (1963), -Atatürk'ün Hatıraları (1914-1919) -Atatürk Ne İdi? (1968) Gezi : Faşist Roma, Kemalist Tiran, -Kaybolmuş Makedonya (1930), -Deniz Aşırı (1931), -Yeni Rusya (1931), -Moskova-Roma (1932), -Bizim Akdeniz (1934), -Taymis Kıyılan (1934), -Tuna Kıyıları (1938), -Hind (1944), -Yolcu Defteri , (1946), -Gezerek Gördüklerim (1970). Fıkra: Eski Saat (1933), -Niçin Kurtulmamak (1953), -Çile (1955), -İnanç (1965), -Kurtuluş (1966), -Pazar Konuşmaları (1966) İnceleme: -Başveren İnkılapçı (Ali Suavi Üzerine, 1954), -Atatürkçülük Nedir (1966), -Londra Konferansı Mektupları (1933), -Türk Kanadı (1941), -Kanat Vuruşu (1945) Monografi: Babamız Atatürk (çocuklar için, 1955)