Emre Türkmen

Emre Türkmen
@emretuu
cekim yasası
3/10
·496 syf.··
2021 22. kitabı
Büyü / Thomas Olde Heuvelt Kitap, aşırı durağan ilerlediği için gerçekten aşırı sıkılarak okudum. Konu bakımından da yeteri kadar beni tatmin etmediği için bir süre sonra tamamen kitaptan koptum ve bitirmekte çok zorlandım. ‘Paranormal Aktivite’ ve ‘Blair Cadısı‘ filmlerinin birleştirilip, üzerine çok bilindik Amerikan klişeleriyle ilerlediği için kitap beni cezbetmedi. Biraz konusundan bahsedecek olursak: Lanetli bir kasaba. On yedinci yüzyıldan bu yana hayatta kalmayı başarmış, gözleri ve dudakları dikilmiş bir kadın. Gözleri açıldığında bakışlarıyla, dudakları açıldığındaysa sözleriyle insanları büyüleyebilecek bir cadı o. Black Spring kasabası ona ait. İçindekilerle birlikte. Binlerce yıldır orada. Hiç istenmedi. Hiç gitmedi. Laneti herkesin peşinde. Nasıl ki o hiç gitmediyse, diğerleri de gidemezler. Orada yaşayan insanlar, orada ölecekler. Başka hiçbir yerde yaşayamazlar. Orada doğan çocuklar, onun lanetine doğup son nefeslerini yine onun lanetiyle verecekler. İnsanlar, büyüsünden kaçabilmek için Katherine'in gözlerini ve dudaklarını diktiler. Bakışlarından ve fısıltılarından kurtuldular. Ancak o da dikişlerinden kurtulacak bir gün. O zaman hem gözünün gördükleri hem de fısıldadıklarını duyanlar, teker teker kendilerini öldürmeye başlayacaklar. Katherine onlara hiçbir şey yapmayacak. Onlar ölmeyi tercih edecekler sadece. O Katherine. Black Spring'in laneti. Ve Black Spring'i yutmaya hazır. Tamam
BüyüThomas Olde Heuvelt · Nemesis Kitap Yayınları · 2016153 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·184 syf.··
2021 21. kitabı
TAKDİR / Ezgi Çağatay Kozanlı Aramızda yaşayan birbirinden bir çok açıdan farklı insanlar var. Bu insanların yaşadıkları, yaşayacakları, dinleri, dilleri, cinsiyetleri ya da en önemlisi fikirleri birbirlerinden farklı. Ama bu kitapta bir kez daha görmüş olduğum şey ise bu kadar farklılığa rağmen ortak olan bazı şeylerde var. Mesela yine cinsiyetleri, dinleri, dilleri hatta bazen fikirleri bile ortak. Peki bazı konularda aynıyken birbirimize farklılaşmamıza neden olan sebep nedir? Ya da farklıyken aynı olmak zorunda hissetmemizin gerçeği ardındaki sebep nedir? Daha biz doğmadan üstümüze verilen rollerin kuklaları olmak zorunda mıyız? Dayatmalarla zorlanarak yaşarken, başka insanları dayatarak ve kalıplara koyarak yaşamak zorunda mıyız? Belki de sadece yapmamız gereken tek şey kabullenmek. Olduğu gibi kabullenip olması gerekeni kabullenmeye çalışmamak. Takdir, Adana’da kendisinden önce doğan ve ölen kardeşlerinin adaklısıydı. Saç örgülerine bağlanmıştı kaderi. Takdir’in üzerine biçilen her türlü elbiseyi çıkarma çabası etrafına bir duvar inşa etmesine neden oldu. Kaçtıkları, bir biçimde karsısına çıktı. Geçmişle yüzleştikçe inşa ettiği duvarın kendi üzerine yıkıldığını fark etti. Çıktığı yolculukta kendisinden kaçabilecek miydi yoksa nereye giderse gitsin kaçtıklarını yanında mı götürecekti? Takdir, ötekileştirmenin, ötekileştirirken yabancılaştırmanın romanı. Çoğunluğun çizdiği çemberin içinde kalıp özgürlüğünü aramanın zorluklarını anlatıyor. İşte Ezgi Çağatay Kozanlı kaleme aldığı bu kitapta dünyada herhangi bir adamın nasıl yaşaması gerektiğini değil, nasıl yaşayamadığını anlatıyor. Kalemi, konusu o kadar önemli bir farkındalığa imza atmış ki empati duygunuzu
TakdirEzgi Çağatay Kozanlı · Dağhan Külegeç Yayınları · 202026 okunma
Efsun Sokağı 137
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
Kitap, tereddütsüz alınmalı. Konuyu ve kitabın işleyişini anlatmaya kelimeler yetmez arkadaşlar. Bakın eğer gerçekten iliklerinize kadar afedersiniz ama küfür ede ede korkmak istiyorsanız mutlaka okuyun. Ben gerilim-korku romanlarına aşık olarak büyüyen bir kişi olarak bu yazarı Stephen King’in türk versiyonu diyebilirim. Öncelikle yazarın kalemine değinmek istiyorum. Ben kesinlikle Türk yazarları korku-gerilim konusunda yazmış olduğu eserlerden oldukça kaçınırım ama bu yazarın kalemi sizi oturduğunuz yere yapıştıracak ! Allahım olaylar mı dersin, konunun birbiri ile bağlanış şekli mi dersin, yaratılan karakterlerin şahaneliği mi dersin ne ararsan hepsini efsane bir şekilde yapmış. Konuyu iki üç kelime ile anlatmaya çalışmam bile burada yazara haksızlık olacakmış gibi geliyor. Bir mezar bekçisi, gece bekçisi ve ölümden dönen bir kadının tüylerinizi koparacak şekilde karşılaşması. Daha bitmedi. Bir transeksüelin, bir fahişenin ve açlıktan midesi sırtına yapışan bir gencin karşılaşması. Korkunç bir kişi sayesindeyse bu insanların bir iğrenç ve korkunç şekilde yollarının kesişmesi. Akıl almaz bir olay örgüsü tekrar ediyorum. Bu altı kişinin korkunç kaderlerinin birbirleriyle nasıl kesiştiğini görmeniz gerek ! Bu bir korku-gerilim romanıdır. Ama aynı zamanda fantastik, mitolojik öğelerde bulundurmaktadır. Bakın şans verin kesinlikle pişman olmayacaksınız !
Efsun Sokağı 137Şeref Atak · İthaki Yayınları · 202064 okunma
Beyin Kırıcı
7/10
·168 syf.··
2021 16. kitabı
Kitap, bir üniversite öğrencisinin kendisinde gözlemlediği ve gün ardı bu yeteneğin ilerlediğini kavraması ile başlıyor. İnsanların beyinlerine girebilen ve belirli beyin analizlerini yaptıktan sonra insanlara istediğini yaptırabilen bir yeteneğe sahip olan bu gencimizin başına gelenlerin olay örgülerini okuyoruz. ilk sayfalarda kitabı fantastik bir algıyla karşılasakta, sayfaları geçtikçe aslında bilim kurgu bir romanla karşı karşıya geldiğimizi anlıyoruz. Uzay, evren konularını seven ve böyle bir roman ile harmanlandığını görüp okumak isteyen arkadaşlarımız için gayet güzel bir kitap diyebilirim. Ben severek okudum fakat konunun işleyişinden mi yoksa olayların çok hızlı gelişmesinden midir bilemem aralarda kopukluklarda yaşadığım oldu. Genel olarak çıtır çerezlik severek okuduğum bir eserdi
Beyin KırıcıSinan İpek · İthaki Yayınları · 201953 okunma
Adam Silvera
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
Öncelikle ben LGBT temalı kitaplar okumaya bayılıyorum.Aşağıda okuduğum bazı yorumlarda ya da kitap hakkında başka yerlerde karşılaştığım yorumlarda kitabın LGBT içerikli olduğunu öğrendiklerinde hayal kırıklığına uğradıklarını,hoşlarına gitmediklerini beyan etmişler.Öncelikle şunu kesin kez söylemek istiyorum ki zaten genel olarak insanların tercihlerini, zevklerini, özgürlüklerini, yapmak istediklerini göz ardı ettiğiniz için böyle insan doğasının normal düzenini kabul etmiyorsunuz. Benim şahsi fikrim hayatımdan böyle başkalarının hayatlarını kendi hayatların da “hoşuma gitmiyor, sevmiyorum” diyenlerden uzak tutuyorum. Kitap şahaneydi! Konusunu anlatmaya gerek duymadığım için kitabın genel özelliklerinden bahsedecek olursam, akıcı, sade, anlaşılır bir dili var. Eşcinselliği, bireylerin toplumsal cinsiyet eşitsizliğini çok güzel bir kurgu ile anlatmış. Acaba alsam mı diye düşünenleriniz için kesinlikle almak konusunda şüpheye düşmemelerini öneririm.O kadar sıcak bir hikaye var ki dün başlayıp bugün bitirdim.Konuya cinsiyetçi yaklaşmayıp sevginin gücü adına okumaya başlarsanız eminim ki siz de çok seveceksiniz. Yalnız bazı sayfalarda bolca kahkaha atarken, bazı sayfalarda çok hüzünleneceksiniz.Bu duygu değişimleri sizi tatlı bir saflığa itiyor ki yazar bunu çok güzel ayarlamış. Ben gülmekten çok üzüldüğümü söyleyebilirim. Yani gel gelelim arkadaşlar bir insanın sizi eşcinsel yapmayacağı gibi bir kitapta sizi eşcinsel yapmaz. O yüzden böyle düşünenlerdenseniz seve seve okursunuz.
İnsan ve Duygular
Az Biraz MutluAdam Silvera · Pegasus Yayınları · 2017511 okunma