Her defasında diyorum çıkayım artık şu dünyamdan, çıkarsınlar insanlar beni oradan. Umutla uyanıyorum işte o sabahlara, hayaller kuruyorum yakın geleceğe… Sonra bir şey oluyor sanki. Tam ayağımı “dışarı” atacakken beni geri “içeri” yollayan bir kuvvet var sanki… Kaç defadır böyle oluyor saymadım, açıkçası saymak da pek istemiyorum. Mesele şu arkadaşlar, yanlış da anlaşılmasın ama, burada mutluyum, kesinlikle mutluyım, gerçek olan şey buradaki mutluluğum ama oradan çıkıp da ayağımı dışarıya attığımda beni geri yollayan o kuvvete sitemim. Madem böyle yapacaktın, neden ben o sabahlara hayallerle uyandım, düşler kurdum da sonunda düş kırıklığı ile başbaşa kaldım…